Makine Çanakkale
Burak kendi halinde, ruhen tanrıdan uzakta yaşamaya çalışan ve hayatı sorgulayan birisidir. Devamında yalancı bilgelikle beraber bir gün adını bile hatırlamadığı bir otelde kabusla uyanır. Başka bir gün rüyasında Çanakkale’deki bir mezarlığın ölü bekçisinin ayakucunda kendine geldiğini görür. Bu sırada neler olduğunu anlamaya çalışırken 1915’te yani Çanakkale Savaşı’nın başladığı yılda Ali Yüzbaşı ile yazılmış birkaç sayfa bulduğunda neyin rüya neyin gerçek olduğunu iyice karıştırmaya başlar. Olayı iyice garipleştiren şey ise düşüne göre Ali Yüzbaşı ile ilgili bir şeyler karalayan birisi olmasıdır. Bunlar belki bilinçaltında yatıyordur. Belki de kozmosa karşı kapalı olan beyninin gerçekten de tanrıya duyduğu öfkeden dolayı ket vurmuş halinin şeytani bir yansımasıdır. İçinde bulunduğu ruh durumunu ise en iyi özetleyecek satırlar şunlar olabilir.
İnsanlar konuşuyor
Nedir bunların gerçek yüzü
Hislerim değişiyor
Bazen masmavi bir gökyüzü
Bazen ise Ay’ın karanlık yüzü