Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Rubaiyat-ı Aşık Edna

Rubaiyat-ı Aşık Edna

Şairimiz yaklaşık 40 yıldır yazdığı şiirlerinden bir seçkiyi “Rubâiyât-ı Âşık Ednâ” ismi ve Ednâ mahlâsı ile ilk şiir kitabı olarak okuyucuya sunmaktadır.Şairimiz “Rıza halindeydi. Hayder-i Kerrâr yolunda rıza makamında olmak arzusundaydı. Ve bu makamda O’nun nuruyla, Fuzûlî’nin de ‘Yâ Rab belâ-yı aşk ile kıl âşinâ beni’ dediği gibi şeydâ olmak arzusundaydı. Bu hedefine yayından çıkmış ok gibi fırlamak, nişangâhına bir an önce vasıl olmak arzusunda idi.”Onun için zaman o zaman diyor ve “Gün geliyor Molla Kâsım olup kendi Yunus’unu sigaya çekiyor, dem geliyor kaknus misali yeniden küllerinden doğuyordu. Bunları yaşarken de Feleğin gözünde hem oyuncu hem de oyun olduğunun bilincinde, sonunun aydınlık ya da zindan olmasından korkmuyordu. Hayat bir oyun değil miydi? Bu oyunu ancak Hazret-i İnsan bilirdi. Dünya sahnesinde oynamaya herkes talip olurdu amma yönetmenin izni olmadan kimse oyuna dahil olamaz. Hani bir türküde ‘Dost elinden gel olmazsa varılmaz. Rızasız bahçanın gülü derilmez’ denir ya, işte sevgili sevmezse biz sevemeyiz, gel demezse gidemeyiz. Bizim Ednâ aşığımız da ‘Aşk ateşinde yanmaya ferman gerek’tir diyordu.”“Bu anlatılanlar o kadar kolay olmaz; bu güzelliklerin bedeli yürek yanığıdır, ateşten gömlektir. Demir leblebidir, yiyenin dişini kırar. Belâ meskendir insana, nefis ise ayrı bir derttir ki devası yoktur” diyerek sizi şairimizin gönül iklimine davet ediyoruz.
Yazar:Ertem Özuşaklı
Sayfa Sayısı:62
Dil:Türkçe
Isbn:9786254128608
Boyut:13 X 19.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:06.01.2022
62 TL
62,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Rubaiyat-ı Aşık Edna
Şairimiz yaklaşık 40 yıldır yazdığı şiirlerinden bir seçkiyi “Rubâiyât-ı Âşık Ednâ” ismi ve Ednâ mahlâsı ile ilk şiir kitabı olarak okuyucuya sunmaktadır.
Şairimiz “Rıza halindeydi. Hayder-i Kerrâr yolunda rıza makamında olmak arzusundaydı. Ve bu makamda O’nun nuruyla, Fuzûlî’nin de ‘Yâ Rab belâ-yı aşk ile kıl âşinâ beni’ dediği gibi şeydâ olmak arzusundaydı. Bu hedefine yayından çıkmış ok gibi fırlamak, nişangâhına bir an önce vasıl olmak arzusunda idi.”
Onun için zaman o zaman diyor ve “Gün geliyor Molla Kâsım olup kendi Yunus’unu sigaya çekiyor, dem geliyor kaknus misali yeniden küllerinden doğuyordu. Bunları yaşarken de Feleğin gözünde hem oyuncu hem de oyun olduğunun bilincinde, sonunun aydınlık ya da zindan olmasından korkmuyordu. Hayat bir oyun değil miydi? Bu oyunu ancak Hazret-i İnsan bilirdi. Dünya sahnesinde oynamaya herkes talip olurdu amma yönetmenin izni olmadan kimse oyuna dahil olamaz. Hani bir türküde ‘Dost elinden gel olmazsa varılmaz. Rızasız bahçanın gülü derilmez’ denir ya, işte sevgili sevmezse biz sevemeyiz, gel demezse gidemeyiz. Bizim Ednâ aşığımız da ‘Aşk ateşinde yanmaya ferman gerek’tir diyordu.”
“Bu anlatılanlar o kadar kolay olmaz; bu güzelliklerin bedeli yürek yanığıdır, ateşten gömlektir. Demir leblebidir, yiyenin dişini kırar. Belâ meskendir insana, nefis ise ayrı bir derttir ki devası yoktur” diyerek sizi şairimizin gönül iklimine davet ediyoruz.

Son Gezdiğiniz Ürünler

Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı