Çünkü Herkes Sevdiğini Öldürür
Bu bir Lego roman... 42 adet Lego’dan (bölümden) oluşuyor... Her Lego’nun kendi rengi, kendi resmi, kendi hikâyesi, kendi sırrı var... Ben kendime göre bir sıra yaptım ve bence bir hikâye oluştu. Siz de bütün Legoları dilediğiniz gibi karıştırır, dilediğiniz gibi sıraya dizebilir, aynı Legolarla bir kaleydoskop izler gibi, farklı renkler, farklı resimler görebilir, farklı hikâyeler oluşturabilirsiniz. Ve varsa hikâyenin farklı boyutlarını çözebilir, farklı hikâyeler kurabilirsiniz... Hatta bence siz de kendi hayatınızdan, hayallerinizden kendi Legolarınızı da ekleyin mutlaka, hikâyemiz zenginleşsin... Zaten bizler, hepimiz Legolardan oluşuyoruz. Yaşamımızın, karakterimizin bize yapıştırdığı, bizim kendimize yakıştırdığımız, zaman zaman yenilemeye, renklendirmeye çalıştığımız, bazılarının hiç farkına varmadığımız, bazılarını yok saymaya, kurtulmaya çalıştığımız Legolardan... Hiç vazgeçmediğimiz, vazgeçemediğimiz Legolardan...
Teknoloji yok, kronoloji yok, insana dair bir hikâye bu. Belki de kendinizden, sevdiklerinizden, yaşantınızdan Legolar bulabileceğiniz bir hikâye... Dostoyevski’nin dediği gibi, “İnsana dair hiçbir şey bize yabancı değil...”