Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Hamam Perileri

Hamam Perileri

Bazen insanlar yaşarken kaybolurlar, kendilerini bulmak için çıkış noktalarına geri dönmeleri gerekir. Güneş de gizemli bir dostun yardımıyla arayış yolculuğunda çok uzun yıllar öncesine gider.“Güneş, çoktan dalmıştı derinlere. Daha önce hiç görmediği, toz bulutundan oluşan bir tünelin içerisinden geçiyordu. Yıldızlar parlaklıklarıyla etrafı aydınlatıyordu. Su İncisi de onun yanındaydı ve elinden tutmuştu. Mutluydular. Güneş, bir kuş kadar hafif hissediyordu kendini. Kısa bir süre sonra çok yeşil bir vadide yürümeye başladılar. Vadi o kadar yeşildi ki insanın gözleri kamaşıyordu. Yükseğe doğru yürüyorlardı ve gökyüzü masmavi, güneş de çok parlaktı. Çok uzakta mor renkli dağların siluetleri yansıyordu. Güneş, elini uzatsa dağları yakalayacakmış gibi hissetti.”HamamÂşıklar için dertlerini döktükleri kurna başları,Gazel attıkları göbek taşları, örtündükleri peştamalları,Sabunun mis kokusuyla yıkadıkları başları...Arınmışlardı hepsi dertlerinden, pirinç çeşmede söylerlerdi içli şarkıları.Kimi sabahın köründe gelir, kimi akşamları...Dertlinin bilinmez ki ne zaman tutardı aşk sancıları.Dinlerdi onları beyaz mermer taşları.Duvarlar ağlardı dertlerine akardı gözyaşları.
Yazar:Hatice Karataş
Sayfa Sayısı:206
Dil:Türkçe
Isbn:9786257892100
Boyut:13 X 9.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:04.06.2020
125 TL
112,50 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Hamam Perileri
Bazen insanlar yaşarken kaybolurlar, kendilerini bulmak için çıkış noktalarına geri dönmeleri gerekir. Güneş de gizemli bir dostun yardımıyla arayış yolculuğunda çok uzun yıllar öncesine gider.

“Güneş, çoktan dalmıştı derinlere. Daha önce hiç görmediği, toz bulutundan oluşan bir tünelin içerisinden geçiyordu. Yıldızlar parlaklıklarıyla etrafı aydınlatıyordu. Su İncisi de onun yanındaydı ve elinden tutmuştu. Mutluydular. Güneş, bir kuş kadar hafif hissediyordu kendini. Kısa bir süre sonra çok yeşil bir vadide yürümeye başladılar. Vadi o kadar yeşildi ki insanın gözleri kamaşıyordu. Yükseğe doğru yürüyorlardı ve gökyüzü masmavi, güneş de çok parlaktı. Çok uzakta mor renkli dağların siluetleri yansıyordu. Güneş, elini uzatsa dağları yakalayacakmış gibi hissetti.”


Hamam
Âşıklar için dertlerini döktükleri kurna başları,
Gazel attıkları göbek taşları, örtündükleri peştamalları,
Sabunun mis kokusuyla yıkadıkları başları...
Arınmışlardı hepsi dertlerinden, pirinç çeşmede söylerlerdi içli şarkıları.

Kimi sabahın köründe gelir, kimi akşamları...
Dertlinin bilinmez ki ne zaman tutardı aşk sancıları.
Dinlerdi onları beyaz mermer taşları.
Duvarlar ağlardı dertlerine akardı gözyaşları.
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı