Bozkırı Yeşerten Umut: Öğretmen
Köye vardığımda yalnızlığımı kalemimle paylaştım. O da muhabbetime ortak oldu. Ben anlattım, o ise sadece dinledi. Gönül sandığımdakiler, kalemime fısıldadı. Defterden yüreğinize... *** ''Yokluk çok zor bir şey. Hele ki Anadolu'nun kuş uçmaz kervan geçmez bir köyünde, bozkırın kendisini sert hissettirdiği bir yerdeyseniz yokluk çok zor bir şeydir. Öyle ki siz daha çocukken olgunlaştırır sizi. Hayatın acımasız sınavına karşı bir başımıza mücadele etmek zorunda kalırsınız. Buraların toprağı da çok serttir. Hatta öyle serttir ki insanların yüreğini de sertleştirmiştir sanırsınız. Çok az yetişkin insan güler burada. Çünkü hepsinin gülmekten daha önemli işleri vardır. Hayatta kalmaya çalışır buradaki yetişkinler. Çocuklar müstesna, sadece hayallerinin peşinden koşarlar. Şartlar ve durumlar ne kadar zor olursa olsun mücadele etmeye bakıyorlar. Bir el, bir yardım gelecek misali öylece umut içindeler. Sert toprak burada hâlâ çocukların kalplerini sertleştirmemiştir büyükler gibi. Ama olur da ellerinden tutan olmazsa onlara da başka yol görünmez olur.''