İntibahi
Ali, Mahpeyker ve Dilaşub arasındaki aşk, ihanet ve intikam üçgeni yeniden sizlerle... Kitaptan:
— Mahpeyker! Ne dediğimi duydun mu sen benim?
— Ne dediğini duydum mu? Ne dedin? Evet duydum. Ben de sana, dedin. Bir dakika... Ben de sana, mı dedin? Nasıl yani anlamadım?
— Yani ben de sana âşık oldum.
— Ne diyorsun ya sen? Sen de bana mı âşık oldun?
— Aynen öyle.
— Gerçekten mi?
— Evet.
— Yüzde yüz mü?
— Tabii ki.
— Kesin yani.
— Mahpeyker sinirlenmeye başlıyorum artık. Senin kadar güzel bir kadına birinin âşık olması bu kadar olağanüstü bir durum mu ki sabahtan beri inanamıyorsun? Bak tekrar söylüyorum. Ben de sana. Yani ben de sana âşığım. Tamam mı? İnan artık.
— Tamamdır ya. İnandım. Vallahi ne diyeyim hayırlısı... Dur bir dakika! Ne saçmalıyorum ben? Sen de bana mı âşıksın?