Âmak-ı Alaz
Eminim ki siz sayın okuyucular huzursuzluğu pekâlâ yaşamışsınızdır ki bu insan olmanın kekremsi yollarından biridir. İnsanlar acıyla olgunlaşır. Bu acıyla olgunlaşmaya büyümek de derler. Âmâk-ı Alaz'daki şiirler, birçok insanın huzursuzluğunun meyvesidir. Bunların dili tıpkı bir alaz gibidir.
Sayın okuyucular, bu eserde bir tek ben olmadığım için çoğul ekini kullanıyorum. Buradaki şiirleri yaşayan, başroldeki kişi, yalnız bir kişi değildir. Her şiirde farklı karakterler var ve hepsi de huzursuz; huzursuzluktan çıkan terler veyahut meyveler, işte burada okuyacağınız şiirlerdir.
“…
Evren orda, var olmanın sancısı
Tanrı’ya bir adım, hatta birkaç adım daha yaklaşıyorum,
Sonrasında koşuyorum...
İlahilerden daha öte bir nokta görüyorum,
Her şeyi var eden nokta: telaş, kıpır...
…”