O Gün Ki Gördüm Seni
Denizler mürekkep, ağaçlar kalem olsa da yazılmaz benim derdim. Belki de ben değilim bu kitabın asıl sahibi, ruhumda taşıdığım o güzel insan.
“Aşk gibi var mı bu âlemde, ilim sadece bir dedikodu etmekmiş!” dedi şair. Ancak hüzünlü bir aşk, solmuş bir gül, tutulmuş bir söz verebilirim sana.
Onu ilk gördüğümde
güzel bir gülümsemesi vardı yüzünde,
İçimi ısıtan tatlı bir gülümsemeydi.
Hâlen hatırlıyor muyum, bilmiyorum.
İşte o zaman aşk defteri açılmış, yazılmaya başlanmıştı.
Ona beslediğim güzel hislerle tatlı hayallerle
o defter doldu taştı,
yazıldı yazıldı,
daha çok yazıldı.
Ta ki ona beslediğim o güzel hislerin yerini
bir boşluk alıncaya kadar.
Belki de nefret mi bilmem,
Aşk defterine nefret yazılamazdı zaten.
Aşkta nefret yoktu, o yüzden defter kapandı gitti,
Tıpkı gönlümün kapılarının kapandığı gibi.
Kitaplığımın el değmeyen tozlu raflarına kaldırıldı,
Belki de bir daha hiç açılmayacak, kim bilir!..