Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Yaşamak Şanı: Ağapose

Yaşamak Şanı: Ağapose

Medeniyeti kuran insan, bugün telefonuyla saatler geçirenlerden eksik veya üstün değil; Muhammet Karabacak bunu biliyor. Aradaki zaman ve mekân çizgisinde yer alan bütün insan tiplerinin savaşlarını kendisininkilerle birlikte şehre, yazdığı yere taşıyor. Ahenkle salınırken bizi yerden yere vuran şiire şahitlik etmek, seyirci kalmaktan fazlasını gerektiriyor. Biz fırtına sırasında Karadeniz açıklarından dönüp sığınacak bir koy bulamazken şair bizi şeytanlarımızla yüzleştiriyor. Günün sıradanlığı yaşamımıza sirayet ederken “Yaşamak Şanı Ağapose” görmezden geldiğimiz, aforoz ettiğimiz veya terbiye etmeye çalıştığımız yanlarımıza hitap ediyor. Şiirindeki cüretkâr tavır kimi zaman sevecen, kimi zaman yılgın ve yorgun dizelerde yumuşatılmış gibi dursa da şair en uysal anında bile içinden kopanları anlatırken çekimser davranmıyor. Muhammet Karabacak, savaşın bittiğini alenen ilan etse bile kendi altını oymak pahasına umursadıklarını savunmaktan vazgeçmediği dizelerde savaş üstü kapalı bir biçimde devam ediyor.“Tenteleri tartamayacağı kadar suyla bırakanNe boğazdan esen ne de içerden gelen korkuKırlangıç sürüleriyle kirlenen bulutlar veSızıntı bakışlarla bekçiler sahillerdeKafa kağıdı soruyor olanca hafifliğiylePiyasa caddelerinde döner satmaklaİsyankar mı nalburlar, su yoksa köylü mü?Yani kopamamış hala, zincirli taşralarlaBuralara muazzam sevinci ve kıvancı getirdimİlk ben koştum onları boyunduruğaMutluluğumdaki Tahtakaleli meddahHörmet bekleme ahalinin iğreti huzurlarındanDinginlikle mahmuzlamak onları suratlaraOlanca yalnızlıklarıyla öfkeye bırakırBaksınlar artık adi boyalardan dünyayaVarsınlar kurulansınlar karga pençelerindeTozlar sızsın kollarımın pazılarından, suratımdanDüzensiz tıraşımdan tanımlara hırçın martılarlaMayası ne bu uyluk baygınlığının bilmezkenBir zafere bir sonuca vardımOralarda doğruların kahkaha çalgısıTaşların betonları bastırdığı şarkıYasaktır duyulması kadar yağmurlar”
Yazar:Muhammet Karabacak
Sayfa Sayısı:60
Dil:Türkçe
Isbn:9786257331746
Boyut:13 X 19.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:02.02.2021
62 TL
62,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Yaşamak Şanı: Ağapose
Medeniyeti kuran insan, bugün telefonuyla saatler geçirenlerden eksik veya üstün değil; Muhammet Karabacak bunu biliyor. Aradaki zaman ve mekân çizgisinde yer alan bütün insan tiplerinin savaşlarını kendisininkilerle birlikte şehre, yazdığı yere taşıyor. Ahenkle salınırken bizi yerden yere vuran şiire şahitlik etmek, seyirci kalmaktan fazlasını gerektiriyor. Biz fırtına sırasında Karadeniz açıklarından dönüp sığınacak bir koy bulamazken şair bizi şeytanlarımızla yüzleştiriyor. Günün sıradanlığı yaşamımıza sirayet ederken “Yaşamak Şanı Ağapose” görmezden geldiğimiz, aforoz ettiğimiz veya terbiye etmeye çalıştığımız yanlarımıza hitap ediyor. Şiirindeki cüretkâr tavır kimi zaman sevecen, kimi zaman yılgın ve yorgun dizelerde yumuşatılmış gibi dursa da şair en uysal anında bile içinden kopanları anlatırken çekimser davranmıyor. Muhammet Karabacak, savaşın bittiğini alenen ilan etse bile kendi altını oymak pahasına umursadıklarını savunmaktan vazgeçmediği dizelerde savaş üstü kapalı bir biçimde devam ediyor.

“Tenteleri tartamayacağı kadar suyla bırakan
Ne boğazdan esen ne de içerden gelen korku
Kırlangıç sürüleriyle kirlenen bulutlar ve
Sızıntı bakışlarla bekçiler sahillerde
Kafa kağıdı soruyor olanca hafifliğiyle
Piyasa caddelerinde döner satmakla
İsyankar mı nalburlar, su yoksa köylü mü?
Yani kopamamış hala, zincirli taşralarla
Buralara muazzam sevinci ve kıvancı getirdim
İlk ben koştum onları boyunduruğa
Mutluluğumdaki Tahtakaleli meddah
Hörmet bekleme ahalinin iğreti huzurlarından
Dinginlikle mahmuzlamak onları suratlara
Olanca yalnızlıklarıyla öfkeye bırakır
Baksınlar artık adi boyalardan dünyaya
Varsınlar kurulansınlar karga pençelerinde
Tozlar sızsın kollarımın pazılarından, suratımdan
Düzensiz tıraşımdan tanımlara hırçın martılarla
Mayası ne bu uyluk baygınlığının bilmezken
Bir zafere bir sonuca vardım
Oralarda doğruların kahkaha çalgısı
Taşların betonları bastırdığı şarkı
Yasaktır duyulması kadar yağmurlar”
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı