Samorg
Parmaklarımı kemanımın hisli telleri arasında birkaç kez gezdirdim ve çalmaya başladım. En uç duygularla çaldığım bu beste kimileri için bir ölüm şarkısıydı kimileri için barışın habercisi. Bazen kederime ışık olurdu, bazen ise umutlarıma açmış bir demet papatya. Bu kez ise ağlamamak için çalıyorum bu şarkıyı. Onunla tanıştığım gün gökyüzü avuçlarıma inseydi ancak bu kadar mutlu olabilirdim. Fakat şimdi ondan kaçmalıyım. En önemlisi kendimden kaçmalıyım. Ben Asya, her şey ölümümle başladı. Ölümle bile mücadele ettim. Fakat şimdi dudaklarımdan dökülen tek bir kelime var.
Ağlama.
Ağlama.
Ağlama...