Bu da Benden
Seferis’in tabiriyle şiir, yaşamsal bir gereklilik. Ancak, Ruhan’ın satırları söz konusuyken ve halen “arayışlarını sürdürüyor” iken şiirlerinin girdiği bir kalıptan bahsetmek güç. Bununla birlikte şiir türlerinden biriyle özdeşleştirmek gerekirse onun dörtlükleri gezi “idil”leri olarak görülebilir.
Ozanların şiir nehrinin karşı yakasına geçmek istemesi ne denli doğalsa Ruhan’ın kendi üslubunu bulma girişimine dair söylemi o denli kulak verilesi bir çabadır. Ne doğal ki şair, uzun zaman kendi nehrinde yüzdükten sonra devlerin cirit attığı okyanuslara açılır. Ya da kendi ummanını yaratır.
Neruda’ya göre “şiiri yöneten tek bir şair olmadığı” gibi Ataol Behramoğlu’nun tarifiyle şairin şiiri yalnızca onun kişiliğidir. Ruhan’ı yansılayan bir söz bu.