Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Küçük Esnaf

Küçük Esnaf

Kalın perdeler ruh dünyamı pozitif etkenlere kapatsa da kader yolunu bulup yine de tecelli ediyor gibiydi. Bundan sonrası bana bırakılmıştı, ya hâletiruhiyeme teslim olup yanağıma konan o küçük sızmayla yetinecektim, ya da üzerimdeki ölü toprağı savurup güneşle arama engel koyan kalın perdeleri aralayacaktım.Kader daha fazlasını yapmazdı insana...O, küçük de olsa bir yol açar, ama yürüme işini de bize bırakırdı.Kolumuzdan tutup zorla yürütmezdi bizi. Öyle olsaydı tüm mesuliyeti kadere yükler, ağustos böceği gibi yan gelip yatardık.Hâlbuki karınca gibi olmamız isteniyordu bizden. Sırtımıza yüklediğimiz sorumluluklarımızı, önümüze çıkan tüm engelleri aşarak hedefe ulaştırmak. İster oflayıp puflayarak ister şarkılar söyleyip şiirler okuyarak...Hayattan alacağımız lezzet de bu iki seçenekten hangisini seçtiğimize bağlanmıştı...Öyleyse “Bismillah,” deyip kaldırmalıydı yorganı üzerimizden.Perdeleri aralayıp “Merhaba,” demeliydi bizim için doğan güneşe.“Merhaba,” demeliydi yeni umutlarla doğan güne...İçimizdeki yaralara inat “Merhaba,” demeliydi can taşıyan tüm mahlukata...En afilisinden bir “Merhaba,” da güneşin doğuşuyla beraber açılan yeni sayfaya.Her şeye rağmen hayat devam ediyordu çünkü...
Yazar:Selim Ramazan Kılıç
Sayfa Sayısı:148
Dil:Türkçe
Isbn:9786254120022
Boyut:13 X 19.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:06.05.2021
101 TL
101,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Küçük Esnaf
Kalın perdeler ruh dünyamı pozitif etkenlere kapatsa da kader yolunu bulup yine de tecelli ediyor gibiydi. Bundan sonrası bana bırakılmıştı, ya hâletiruhiyeme teslim olup yanağıma konan o küçük sızmayla yetinecektim, ya da üzerimdeki ölü toprağı savurup güneşle arama engel koyan kalın perdeleri aralayacaktım.
Kader daha fazlasını yapmazdı insana...
O, küçük de olsa bir yol açar, ama yürüme işini de bize bırakırdı.
Kolumuzdan tutup zorla yürütmezdi bizi. Öyle olsaydı tüm mesuliyeti kadere yükler, ağustos böceği gibi yan gelip yatardık.
Hâlbuki karınca gibi olmamız isteniyordu bizden. Sırtımıza yüklediğimiz sorumluluklarımızı, önümüze çıkan tüm engelleri aşarak hedefe ulaştırmak. İster oflayıp puflayarak ister şarkılar söyleyip şiirler okuyarak...
Hayattan alacağımız lezzet de bu iki seçenekten hangisini seçtiğimize bağlanmıştı...
Öyleyse “Bismillah,” deyip kaldırmalıydı yorganı üzerimizden.
Perdeleri aralayıp “Merhaba,” demeliydi bizim için doğan güneşe.
“Merhaba,” demeliydi yeni umutlarla doğan güne...
İçimizdeki yaralara inat “Merhaba,” demeliydi can taşıyan tüm mahlukata...
En afilisinden bir “Merhaba,” da güneşin doğuşuyla beraber açılan yeni sayfaya.
Her şeye rağmen hayat devam ediyordu çünkü...

Son Gezdiğiniz Ürünler

Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı