Kıssadan Romana Yusuf ile Züleyha
Bir müfessirin tabiriyle, Firavun ölür, firavunluk ölmez. Züleyha ölmüştür; lakin yeryüzü kaim olduğu müddetçe aşk duygusu hep var olacak, nefis ve şeytanın âdemoğlunu yolundan çevirme gayreti ilelebet sürecektir. Aşk denilince Züleyha, güzellik denilince Yusuf, hüzün denilince her daim Yakup akla gelecektir. Önemli olan Yusuf gibi başı dik, Yakup gibi vakur ve mütevekkil olabilmek, Züleyha gibi hatadan ders alabilmektir. Yeryüzünde yaşayan her insan Yusuf misali bir rüyaya sahiptir. Dünyayı bir imtihan yeri bilip başına gelen olaylara karşı sabrettiğinde, nefis ve şeytana tabi olmayıp doğru istikamette seyrettiğinde ölüm perdesi aralanacak, rüyası gerçeğe dönüşecektir. Bu çalışmada kadim bir anlatı geleneğinin son halkasına eklemlenen romanlar metinlerarası bir yaklaşımla incelenmiştir.