Hasret Çarmıhı
Ateşe dokunduğunda kanatları yanan o pervanenin derdi de ne gam
Yârdan hatıra kızıl yangınların ortasında gözyaşımla kalmışım ben
Ne dert edip durur ki bu gecenin sabahını şu idam mahkûmu adam
Hasret çarmıhında gözleri bağlanıp bin kere canımdan olmuşum ben
Ey bülbül! Gülün bir yaprağı yere düştü diye nedir bu feryad ü figan
Koklamaya kıyamadığı o goncası dalından koparılıp alınmışım ben
Söyleyin Mecnun’a boşuna çöller aşmasın, Leyla gideli çok oldu buralardan
Ayağımın tozuyla bir veda sözüne muhtaç ardından öylece bakakalmışım ben
…