Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Böyle Olsun İstemezdim

Böyle Olsun İstemezdim

“Yürüdükçe şehir uzaklaşıyor benden ve ben yürüdükçe şehirden uzaklaşıyorum. Tıpkı bir sultanın eteklerine tırmanır gibi tırmanıyorum kaleye. Terastaki çay bahçesinin surlarına gelince bir adım dahi atmak gelmiyor içimden. Durup seyretmeliyim bu şiir şehri. Annesine, babasına, kardeşlerine, vatanına, yârine son kez bakan bir yolcu gibi. Yıkılmak üzere olan kâgir bir yapıya dayanak olan kalın gövdeli direk misali şimdi kalenin surları bana dayanak oluyor. Değilse yıkılmadan ayakta durmam imkânsız. Ciğerlerime dolduruyorum iyot kokulu, bol yıldızlı akşamın serin havasını. Hiç acelem yok. Ağır ağır geri veriyorum nefesimi. Kır çiçeği misali şehrimin berrak havasını, ciğerlerime dolduruyorum. Tekrar, tekrar, tekrar… Bir müddet sonra başım dönüyor. Evlerin pencerelerinden süzülen onlarca hatta yüzlerce ışık efsanevi adayı tavaf edercesine dönüyor. Her turda biraz daha kenetleniyorlar, kalınlaşıyorlar. Döndükçe büyüyorlar, büyüdükçe aydınlanıyorlar, aydınlandıkça güçleniyorlar nihâyet onların ışığı ve gücü beni de sarıyor. Gözlerime yeniden ışık doluyor.”Bizler, çoğu vakit hikâye kovalarız. İnsan, insanın hikâye anlatıcısından başka nedir ki? Can atarız bazı hikâyeleri paylaşmak için. Kimi zaman da yazmak zorunda olduğumuz için yazarız. Kalabalığın içinde, yalnızlık duygusunun sessizliği arasında yaşamın izini yakalamaya çalışan insanların hikâyelerine ses olmaya gayret ederiz.“Böyle Olsun İstemezdim” kuytuda kalmış tüm hisleri gün yüzüne çıkarmayı dileyen, kendisiyle ve hayatla yüzleşebilenlere..
Yazar:Zehra Ali Yılmaz
Sayfa Sayısı:210
Dil:Türkçe
Isbn:9786254128066
Boyut:13 X 19.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:20.12.2021
129 TL
129,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Böyle Olsun İstemezdim
“Yürüdükçe şehir uzaklaşıyor benden ve ben yürüdükçe şehirden uzaklaşıyorum. Tıpkı bir sultanın eteklerine tırmanır gibi tırmanıyorum kaleye. Terastaki çay bahçesinin surlarına gelince bir adım dahi atmak gelmiyor içimden. Durup seyretmeliyim bu şiir şehri. Annesine, babasına, kardeşlerine, vatanına, yârine son kez bakan bir yolcu gibi. Yıkılmak üzere olan kâgir bir yapıya dayanak olan kalın gövdeli direk misali şimdi kalenin surları bana dayanak oluyor. Değilse yıkılmadan ayakta durmam imkânsız. Ciğerlerime dolduruyorum iyot kokulu, bol yıldızlı akşamın serin havasını. Hiç acelem yok. Ağır ağır geri veriyorum nefesimi. Kır çiçeği misali şehrimin berrak havasını, ciğerlerime dolduruyorum. Tekrar, tekrar, tekrar… Bir müddet sonra başım dönüyor. Evlerin pencerelerinden süzülen onlarca hatta yüzlerce ışık efsanevi adayı tavaf edercesine dönüyor. Her turda biraz daha kenetleniyorlar, kalınlaşıyorlar. Döndükçe büyüyorlar, büyüdükçe aydınlanıyorlar, aydınlandıkça güçleniyorlar nihâyet onların ışığı ve gücü beni de sarıyor. Gözlerime yeniden ışık doluyor.”
Bizler, çoğu vakit hikâye kovalarız. İnsan, insanın hikâye anlatıcısından başka nedir ki? Can atarız bazı hikâyeleri paylaşmak için. Kimi zaman da yazmak zorunda olduğumuz için yazarız. Kalabalığın içinde, yalnızlık duygusunun sessizliği arasında yaşamın izini yakalamaya çalışan insanların hikâyelerine ses olmaya gayret ederiz.
“Böyle Olsun İstemezdim” kuytuda kalmış tüm hisleri gün yüzüne çıkarmayı dileyen, kendisiyle ve hayatla yüzleşebilenlere..

Son Gezdiğiniz Ürünler

Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı