Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Aristo’nun Mantık ve İlim Anlayışı

Aristo’nun Mantık ve İlim Anlayışı

Gerek belli başlı tabiatçı veya maddeci karakteri taşıyan fizikçiler (physikoi), yani hemen hemen bütün bir İyonyalılar ve atomcular gerek idealist bir karakter arz eden matematikçiler (mathematikoi), yani Fisagorascılar hatta Elealılar’la Sofistler arasında büyük ayrılıkların baş göstermesiyle her şeyin sarsıldığı, bir yandan da duraklı veya sürekli, daimî veya mutlak bir varlık ve düzene karşı gerçeklin hareket hâlinde, sonsuz bir akış ve değişiklik içinde kaldığı, bunun neticesi olarak da zihinleri bir göreciliğin, bir şüpheciliğin, bir inkârcılık ve hiççiliğin sardığı bir zamanda; “bilme”yi mümkün kılan, ilme vücut veren, hakikatin varlığını ve bunun bulunabileceğini, işleyiş ve mahsullerini tahlil ve tenkit eden bir düşünce ilminin araştırılması gerekiyordu. Burada aklın ve temayüllerini, rolünü ve haklarını tanımak zarureti kendini hissettiriyordu.İşte Aristo’nun böyle bir çevrede, bu türlü şartlar ortasında ve altında görüşlerini ortaya koymayı, düşüncelerini geliştirip bir sistem içinde bunları yerleştirmeyi üzerine aldığını görüyoruz.Hamdi Ragıp Atademir
Yazar:Hamdi Ragıp Atademir
Sayfa Sayısı:184
Dil:Türkçe
Isbn:9786052215128
Boyut:13 X 19.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:04.01.2020
175 TL
126,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Aristo’nun Mantık ve İlim Anlayışı
Gerek belli başlı tabiatçı veya maddeci karakteri taşıyan fizikçiler (physikoi), yani hemen hemen bütün bir İyonyalılar ve atomcular gerek idealist bir karakter arz eden matematikçiler (mathematikoi), yani Fisagorascılar hatta Elealılar’la Sofistler arasında büyük ayrılıkların baş göstermesiyle her şeyin sarsıldığı, bir yandan da duraklı veya sürekli, daimî veya mutlak bir varlık ve düzene karşı gerçeklin hareket hâlinde, sonsuz bir akış ve değişiklik içinde kaldığı, bunun neticesi olarak da zihinleri bir göreciliğin, bir şüpheciliğin, bir inkârcılık ve hiççiliğin sardığı bir zamanda; “bilme”yi mümkün kılan, ilme vücut veren, hakikatin varlığını ve bunun bulunabileceğini, işleyiş ve mahsullerini tahlil ve tenkit eden bir düşünce ilminin araştırılması gerekiyordu. Burada aklın ve temayüllerini, rolünü ve haklarını tanımak zarureti kendini hissettiriyordu.
İşte Aristo’nun böyle bir çevrede, bu türlü şartlar ortasında ve altında görüşlerini ortaya koymayı, düşüncelerini geliştirip bir sistem içinde bunları yerleştirmeyi üzerine aldığını görüyoruz.
Hamdi Ragıp Atademir

Son Gezdiğiniz Ürünler

Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı