Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Ekphrasis

Ekphrasis

Sanat tarihçisi Barış Acar'ın üç cilt olarak kurduğu Ekphrasis'in ilk cildi "Görünü ve Söylenir Arasında Geçitler"; Türkiye ve Çağdaş Sanat ağı üzerine özgün ve eleştirelbir yaklaşım sunuyor. Barış Acar'ın son 15 yılda kaleme aldığı bu metinlerin "meramlarının", sanat tarihi, yapıtlar, kavramlar ve kurumlara olan yaklaşımının bir "döküm" sunma veya "kataloglama" çabasından fersah fersah uzak olduğunu okuyucu daha ilk satırlardan anlayacak sanırım. Bu noktada aklıma, 1920'lerde ortaya çıkan bir terim geliyor :"Candid Camera". Poz vermenin tamamen karşısında, kişilerin fotoğraflarını habersiz çekme eylemi. Acar'ın metinlerinin de ele aldığı konuları, herhangi birsahne, mizansen kurmadan, biraz geride durup fotoğrafladığını rahatlıkla söyleyebilirim. Bu geride duruş, tüm metinleri kat eder, studium'dan çok punctum'u görünür kılmayı, majör olanı değil minör'ün bize ne anlattığını/anlatabileceğini önemser. Yazarın felsefi argümanlarla dirsek temasında olan yazılarındaki anakronik ve sarkastik tonun da altını çizmek lazım. Ludwig Wittgenstein ile Canan Dağdelen bu metinlerde diyaloğa girer; Cevdet Erek, Aristo'ya seslenir; Merleau-Ponty, Burcu Perçin'e müşfik bir tebessüm yollar… (Bora Gürdaş'ın Önsözü'nden)
Yazar:Barış Acar
Sayfa Sayısı:192
Dil:Türkçe
Isbn:9786059894098
Boyut:13.5 X 19.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:01.07.2016
18,52 TL
0,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Ekphrasis
Sanat tarihçisi Barış Acar'ın üç cilt olarak kurduğu Ekphrasis'in ilk cildi "Görünü ve Söylenir Arasında Geçitler"; Türkiye ve Çağdaş Sanat ağı üzerine özgün ve eleştirelbir yaklaşım sunuyor. Barış Acar'ın son 15 yılda kaleme aldığı bu metinlerin "meramlarının", sanat tarihi, yapıtlar, kavramlar ve kurumlara olan yaklaşımının bir "döküm" sunma veya "kataloglama" çabasından fersah fersah uzak olduğunu okuyucu daha ilk satırlardan anlayacak sanırım. Bu noktada aklıma, 1920'lerde ortaya çıkan bir terim geliyor :"Candid Camera". Poz vermenin tamamen karşısında, kişilerin fotoğraflarını habersiz çekme eylemi. Acar'ın metinlerinin de ele aldığı konuları, herhangi birsahne, mizansen kurmadan, biraz geride durup fotoğrafladığını rahatlıkla söyleyebilirim. Bu geride duruş, tüm metinleri kat eder, studium'dan çok punctum'u görünür kılmayı, majör olanı değil minör'ün bize ne anlattığını/anlatabileceğini önemser. Yazarın felsefi argümanlarla dirsek temasında olan yazılarındaki anakronik ve sarkastik tonun da altını çizmek lazım. Ludwig Wittgenstein ile Canan Dağdelen bu metinlerde diyaloğa girer; Cevdet Erek, Aristo'ya seslenir; Merleau-Ponty, Burcu Perçin'e müşfik bir tebessüm yollar… (Bora Gürdaş'ın Önsözü'nden)
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı