Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Çapraz Güneş

Çapraz Güneş

"Benim değil bu dizeler, bir kadının,yarı loş, yarı aydınlık bir odada, demişti ilk sevişmemizde fısıldamıştı altın bir küpe gibi kulağımadefne dallarından bir taç kondurup başımaromalı krallar gibi çıplak, kalın boyunluelimde zavallı bir imparatorluk asası, sınırlarını bilmediğim, başında çiçeklerden, yapraklardan bir demetbakıp uzaklara dalgın, anlatmıştı işte o,dalphne'nin acıklı öyküsünü.Alev soluyup yüzüme yeşil bir ejder gibikeskin, parlak pullarını göğsüme bastırıpaltımda altın bir böcek gibi kıvrılıp bükülen,kollarımda ağlamıştı, kıvranmıştı, inlemiştiaklımda metal sesleri sabaha kadar...demişti işte o, altın bir küpe gibi kulağımafısıldamıştı tutkuyla sevişirken;"bilmediğin zamandan beri sevgilinim senin."Tutkuyla sevişirken söylenen sözlereinanmamam gerektiğini öğrenmek içinçok zaman geçmesi gerektiğinibilmiyordum o zaman."Benim bayıldığım bir şiir, tadını çıkarmak için, şiirin bitmemesi için sindire sindire okuduğum, her dizedeki küçük sürprizlerin pırıltılarıyla kalbimde biriken, sonundaki büyük sürprizin sarsıntısına doyarak ulaşmak için okuduğum bir şiir.-Ahmet Yıldız-Ergül Çetin'in Selçuklu duvarına, incir ağaçlarına, zakkuma, deniz mağaralarına, güneyin kırmızı topraklı üzüm bağlarına, katran ve kekik kokularına tutkun olduğunu biliyorum. Nereden mi biliyorum? Şiire bir su gibi akan sesinden biliyorum.-Ruşen Hakkı-
Yazar:Ergül Çetin
Sayfa Sayısı:424
Dil:Türkçe
Isbn:9786055295660
Boyut:14 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:28.06.2013
35 TL
0,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Çapraz Güneş
"Benim değil bu dizeler, bir kadının,
yarı loş, yarı aydınlık bir odada, demişti ilk sevişmemizde fısıldamıştı altın bir küpe gibi kulağıma
defne dallarından bir taç kondurup başıma
romalı krallar gibi çıplak, kalın boyunlu
elimde zavallı bir imparatorluk asası, sınırlarını bilmediğim, başında çiçeklerden, yapraklardan bir demet
bakıp uzaklara dalgın, anlatmıştı işte o,
dalphne'nin acıklı öyküsünü.

Alev soluyup yüzüme yeşil bir ejder gibi
keskin, parlak pullarını göğsüme bastırıp
altımda altın bir böcek gibi kıvrılıp bükülen,
kollarımda ağlamıştı, kıvranmıştı, inlemişti
aklımda metal sesleri sabaha kadar...
demişti işte o, altın bir küpe gibi kulağıma
fısıldamıştı tutkuyla sevişirken;
"bilmediğin zamandan beri sevgilinim senin."

Tutkuyla sevişirken söylenen sözlere
inanmamam gerektiğini öğrenmek için
çok zaman geçmesi gerektiğini
bilmiyordum o zaman."

Benim bayıldığım bir şiir, tadını çıkarmak için, şiirin bitmemesi için sindire sindire okuduğum, her dizedeki küçük sürprizlerin pırıltılarıyla kalbimde biriken, sonundaki büyük sürprizin sarsıntısına doyarak ulaşmak için okuduğum bir şiir.
-Ahmet Yıldız-

Ergül Çetin'in Selçuklu duvarına, incir ağaçlarına, zakkuma, deniz mağaralarına, güneyin kırmızı topraklı üzüm bağlarına, katran ve kekik kokularına tutkun olduğunu biliyorum. Nereden mi biliyorum? Şiire bir su gibi akan sesinden biliyorum.
-Ruşen Hakkı-
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı