Kara Büyü
Nasır on dört yaşındayken babasının ona hediye ettiği fotoğraf makinesinden âdeta büyülenir. Onun sayesinde güzellikleri elinde tutabileceğini ve kendini kanıtlayabileceğini düşünür. Ulusal televizyon için çalışırken bağımsız ve kendisinden yaşça büyük bir kadın olan Fatin ile tanışır. Fatin hüsran dolu bir evlilikten yeni çıkmış, hayattan beklediğini elde etmek konusunda başına buyruk bir kadındır. Aralarında Nasır’ı kuvvetli bir kasırga gibi içine çeken tutkulu ve duygusal saplantılarla dolu bir ilişki başlar.
Yüzeyselliğin, maddiyatın, şiddetin ve saplantıların baskın olduğu bir dünyayı, fotoğraf makinesinin o her şeyi ortaya seren merceği vasıtasıyla görmeye başlar. Nasır bir arada kalmışlık içindedir. Kaçma isteği ve yalnızlık korkusu onu, bir anda etkisi altına girdiği, çıkmazlarla dolu bir ilişkinin kollarına iter. Bu havai yaşantının çözümlemesi, tiksinti ve arzu arasındaki bu zorlu yüzleşmede yatar.