Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Şimdilik Kadın

Şimdilik Kadın

Bir çocuk bahçesi düşledi Lerzan. Çocukların, hava kararıp da evlerine döndükleri vakti... Kum kovalarını, küreklerini, mantar tabancalarını, gülen bez bebeklerini bırakıp gittikleri bir bahçe getirdi gözlerinin önüne. (...) Eğilip baktığında, zarfın içinden düşmüş ve bin parçaya bölünmüş ve ölürken genç kalmış kırmızı bir gülün parçalarını gördü. Sonra iki parça tuvalet kâğıdını ıslatıp çömeldi.“Bir gonca gülün cenazesi de varsın böyle kaldırılsın!” dedi sessizce. Ama artık birileri çıkıp şu mutsuz kadına Lerzan’ın öyle sıradan bir kuş olmadığını, onun bir kolibri kuşu olduğunu ve bir gün yine geri geri uçarak penceresine konabileceğini söylemesi gerekiyordu. (…) Mahmur gitti geldi gözbebekleri; dolandı, yaladı, sürdü, okşadı bakışları. Doyumsuzdu bitmezdi, bitemezdi sevdalar; bekledikçe çoğalırdı gözlerdeki kalışlar.Ey hicranlı saatlerin kızı Lerzan! Uykunu aldın, gerçekleri gördün, ıslak ama ak bir gündesin. Hadi gel, bedbaht olma. Romantizmi böyle yaşayamazsın. Onunla böyle sarmaşamazsın. Uzak ve solgungördüğün dağların tepesine çıkamayacağının umutsuzluğuna hemen kapılma, ne olur. Yas tutmaya gerek yok. Her günün özel bir gün olduğunu unutma. Yüreğinin olanca içtenliğiyle sarıl. Fidelerin arasından mimozaları, leylakları seç; kural tanımaz ol, her zaman olduğu gibi iyi kötü ne varsa gönülleri üzen, gönülden razı ne varsa git sarıl, içini ısıt.Haydi!
Yazar:Emine Saraçoğlu
Sayfa Sayısı:595
Dil:Türkçe
Isbn:9786056500251
Boyut:13.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:15.01.2015
240 TL
174,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Şimdilik Kadın
Bir çocuk bahçesi düşledi Lerzan. Çocukların, hava kararıp da evlerine döndükleri vakti... Kum kovalarını, küreklerini, mantar tabancalarını, gülen bez bebeklerini bırakıp gittikleri bir bahçe getirdi gözlerinin önüne. (...) Eğilip baktığında, zarfın içinden düşmüş ve bin parçaya bölünmüş ve ölürken genç kalmış kırmızı bir gülün parçalarını gördü. Sonra iki parça tuvalet kâğıdını ıslatıp çömeldi.

“Bir gonca gülün cenazesi de varsın böyle kaldırılsın!” dedi sessizce. Ama artık birileri çıkıp şu mutsuz kadına Lerzan’ın öyle sıradan bir kuş olmadığını, onun bir kolibri kuşu olduğunu ve bir gün yine geri geri uçarak penceresine konabileceğini söylemesi gerekiyordu. (…) Mahmur gitti geldi gözbebekleri; dolandı, yaladı, sürdü, okşadı bakışları. Doyumsuzdu bitmezdi, bitemezdi sevdalar; bekledikçe çoğalırdı gözlerdeki kalışlar.

Ey hicranlı saatlerin kızı Lerzan! Uykunu aldın, gerçekleri gördün, ıslak ama ak bir gündesin. Hadi gel, bedbaht olma. Romantizmi böyle yaşayamazsın. Onunla böyle sarmaşamazsın. Uzak ve solgungördüğün dağların tepesine çıkamayacağının umutsuzluğuna hemen kapılma, ne olur. Yas tutmaya gerek yok. Her günün özel bir gün olduğunu unutma. Yüreğinin olanca içtenliğiyle sarıl. Fidelerin arasından mimozaları, leylakları seç; kural tanımaz ol, her zaman olduğu gibi iyi kötü ne varsa gönülleri üzen, gönülden razı ne varsa git sarıl, içini ısıt.

Haydi!
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı