Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Siyasal ve Kültürel İslam Tarihi

Siyasal ve Kültürel İslam Tarihi

İranlılar, Suriyeliler, Kopt’lar, Berberî’ler, (Türkler) ve diğerleri, İslam câmiası içine katılıp Arabistanlılarla evlilik münâsebetleri tesis etmeye başladıktan sonra, Araplarla Arap olmayanlar arasında çok eskiden beri mevcut ayırıcı kalın duvar yıkılıp gitti. Artık bundan böyle Müslüman’ın milliyeti veya ırkı arka plâna itilmiş oluyordu; Hz. Muhammedin getirdiği dine tâbi olmakla artık o da Arap sayılıyordu. Bundan dolayı Arap deyince: «ırkî mensubiyetine bakılmaksızın İslamı kabul ederek arapça konuşup yazmaya başlayan kimse» anlaşılıyordu. Bu durum İslam Medeniyeti Tarihinde en çok dikkati çeken noktalardan biridir. Bu duruma göre, bir gün Batı ülkelerinde şayet bir araştırıcı çıkıp da «Arap Tıb’bı» yahut «Arap Felsefesi» veyahut «Arap Matematiği» diyecek veya böyle yazacak olsa o bununla, mutlaka Arap ırkından gelen kimselerin kafasından çıkmış yahut Arap Yarımadası üzerinde yaşayan insanlar tarafından geliştirilmiş Tıb, Felsefe veya Matematik ilmini kasdetmiş olmamakta... müellifinin Hıristiyan, Yahudi veya Müslüman olduğuna hiç bakmaksızın İranlılar, Suriyeliler, Mısırlılar, (Türkler), yahut bizzat Araplar tarafından Arap dilinde yazılmış kitaplarda muhafaza edilip saklanmış o ilmin bütününü anlayıp ifâde etmiş olmaktadır.
Yazar:Philip K. Hitti
Çevirmen:Prof. Dr. Salih Tuğ
Sayfa Sayısı:1120
Dil:Türkçe
Isbn:9789755482736
Boyut:16 X 23.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:13.10.2011
50 TL
0,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Siyasal ve Kültürel İslam Tarihi
İranlılar, Suriyeliler, Kopt’lar, Berberî’ler, (Türkler) ve diğerleri, İslam câmiası içine katılıp Arabistanlılarla evlilik münâsebetleri tesis etmeye başladıktan sonra, Araplarla Arap olmayanlar arasında çok eskiden beri mevcut ayırıcı kalın duvar yıkılıp gitti. Artık bundan böyle Müslüman’ın milliyeti veya ırkı arka plâna itilmiş oluyordu; Hz. Muhammedin getirdiği dine tâbi olmakla artık o da Arap sayılıyordu. Bundan dolayı Arap deyince: «ırkî mensubiyetine bakılmaksızın İslamı kabul ederek arapça konuşup yazmaya başlayan kimse» anlaşılıyordu. Bu durum İslam Medeniyeti Tarihinde en çok dikkati çeken noktalardan biridir. Bu duruma göre, bir gün Batı ülkelerinde şayet bir araştırıcı çıkıp da «Arap Tıb’bı» yahut «Arap Felsefesi» veyahut «Arap Matematiği» diyecek veya böyle yazacak olsa o bununla, mutlaka Arap ırkından gelen kimselerin kafasından çıkmış yahut Arap Yarımadası üzerinde yaşayan insanlar tarafından geliştirilmiş Tıb, Felsefe veya Matematik ilmini kasdetmiş olmamakta... müellifinin Hıristiyan, Yahudi veya Müslüman olduğuna hiç bakmaksızın İranlılar, Suriyeliler, Mısırlılar, (Türkler), yahut bizzat Araplar tarafından Arap dilinde yazılmış kitaplarda muhafaza edilip saklanmış o ilmin bütününü anlayıp ifâde etmiş olmaktadır.

Son Gezdiğiniz Ürünler

Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı