Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Ada’nın Savaşı

Ada’nın Savaşı

Ölümle birlikte yaşadınız mı hiç? Her gün, her saat var olan bir ölümden bahsediyorum. Londra, 1939... İkinci Dünya Savaşı’nın bulutları Avrupa’yı kaplamışken, genç yaşına rağmen kazandığı terzilik yeteneğiyle dikkat çeken ve kendine parlak bir gelecek kurma planları yapan on sekiz yaşındaki Ada Vaughan’ın gizemli Stanislaus von Lieben’le karşılaşması onu bir anda göz kamaştırıcı ve romantik bir dünyaya savurur. Stanislaus, Ada’yla birlikte Paris’e gitmeyi teklif edince, genç kadın kıtadaki savaş çanlarına kulağını kapatır çünkü bu onun için yeni bir başlangıç fırsatı olacaktır. Ne var ki, Fransa’nın işgali ve genç adamın onu terk etmesiyle birlikte düşlerin yerini gerçek bir kâbus alır. Esir alınan Ada önce Almanya’da bir bakımevine gönderilir. Burada genç kadının hamile olduğu ortaya çıkar. Bebeğini rahibelere ve bir bilinmezliğe teslim etmek zorunda kalır. Ardından toplama kampında görevli Nazi subaylarının eşlerine terzilik yapmak zorunda kalacağı Dachau’ya götürülür.   Ada artık sadece kendisi için değil, yüzünü neredeyse hiç görmediği bebeği için de hayatta kalma mücadelesi verecektir.
Yazar:Mary Chamberlain
Çevirmen:Murat Karlıdağ
Sayfa Sayısı:464
Dil:Türkçe
Isbn:9786051863948
Boyut:13.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:02.10.2017
29 TL
0,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Ada’nın Savaşı
Ölümle birlikte yaşadınız mı hiç?
Her gün, her saat var olan bir ölümden bahsediyorum.
 
Londra, 1939... İkinci Dünya Savaşı’nın bulutları Avrupa’yı kaplamışken, genç yaşına rağmen kazandığı terzilik yeteneğiyle dikkat çeken ve kendine parlak bir gelecek kurma planları yapan on sekiz yaşındaki Ada Vaughan’ın gizemli Stanislaus von Lieben’le karşılaşması onu bir anda göz kamaştırıcı ve romantik bir dünyaya savurur. Stanislaus, Ada’yla birlikte Paris’e gitmeyi teklif edince, genç kadın kıtadaki savaş çanlarına kulağını kapatır çünkü bu onun için yeni bir başlangıç fırsatı olacaktır.
 
Ne var ki, Fransa’nın işgali ve genç adamın onu terk etmesiyle birlikte düşlerin yerini gerçek bir kâbus alır. Esir alınan Ada önce Almanya’da bir bakımevine gönderilir. Burada genç kadının hamile olduğu ortaya çıkar. Bebeğini rahibelere ve bir bilinmezliğe teslim etmek zorunda kalır. Ardından toplama kampında görevli Nazi subaylarının eşlerine terzilik yapmak zorunda kalacağı Dachau’ya götürülür.  
 
Ada artık sadece kendisi için değil, yüzünü neredeyse hiç görmediği bebeği için de hayatta kalma mücadelesi verecektir.
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı