Sohbetler-III
Azgın nefesi kesmek, ıslah etmek bizlerin elinden gelmez. Ancak nefes-i emmare, bir mürşid-i kamilin hakikat kılıcıyla kesilirse nefs-i mutmainneye, nefs-i raziyeye, nefsi merziyyeye dönüşür.
Mürşid-i kamile teslim olmalı iyice. O, akıl, zikir, hilm, sabır, kanaat, tevekkül, tevazu ile kötü huylarumızı iyileştiriverir.
Bizlerde hırs var, tamah var, buhl var, adavet var, buğz var, haset var, kibir var, yalan var. “Yok, yok!” diyoruz ama kendi kendine patlak veriyor, ortaya çıkıyor. Yaralarımız çok. Bunlardan kurtulmamız içinse bir tabib-i hazık, bir manevi doktora muayne olmalıyız. Manevi doktorun Kur’an-ı Kerim’den ve hadis-i şeriflerden çıkardığı reçetelerle deva bulmalıyız. Bu ilaçları istenildiği kadar –tadı acı olsa da- deva için içmeliyiz.