Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Dirilen İskelet

Dirilen İskelet

- Müezzin Efendi, bunlara telsiz telgraf, telsiz telefon diyorlar. Her millet bu yeni fenler için çalışıyorlar. Türk gençlerinin böyle şeylerle uğraşmaları neden kabahat olsun?Müezzin baba bir iki istiğfardan sonra:- Kabahattir, günahtır, şirktir...- Neden?…Gençler hâlin garabeti önünde bir müddet düşündüler.- Hangi veliyullah tarafından geliyorsunuz?- Komşunuz Bukağılı dede hazretleri tarafından.- Getirdiğiniz manevi emir nedir?…Kararları veçhile ertesi akşam Sadi’yle Feyzi, Nihat’ın evinde toplandılar. Üç bisiklet avluda duruyordu.Üç genç her biri, bir pencere önünde, gözler Tayfur’un sokak kapısına dikili, büyük bir beşarete bağlanır gibi uzun, sıkıntılı, sabır ve tahammülü yakan intizar saatleri geçirdiler.Konağın kapısı açılmıyor değildi. Lâkin beklediklerinden bankaları girip çıkıyorlardı.Bir gece, iki gece, üç, dört gece hep böyle gece ilerledikçe karşıki kapıyı tarassut için üçünden biri pencere önünde gözcü kalarak nöbetle uyuyorlardı ve sonra…
Yazar:Hüseyin Rahmi Gürpınar
Sayfa Sayısı:324
Dil:Türkçe
Isbn:9789752401075
Boyut:13.5 X 21.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:18.08.2017
22 TL
11,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Dirilen İskelet
- Müezzin Efendi, bunlara telsiz telgraf, telsiz telefon diyorlar. Her millet bu yeni fenler için çalışıyorlar. Türk gençlerinin böyle şeylerle uğraşmaları neden kabahat olsun?
Müezzin baba bir iki istiğfardan sonra:
- Kabahattir, günahtır, şirktir...
- Neden?

Gençler hâlin garabeti önünde bir müddet düşündüler.
- Hangi veliyullah tarafından geliyorsunuz?
- Komşunuz Bukağılı dede hazretleri tarafından.
- Getirdiğiniz manevi emir nedir?

Kararları veçhile ertesi akşam Sadi’yle Feyzi, Nihat’ın evinde toplandılar. Üç bisiklet avluda duruyordu.
Üç genç her biri, bir pencere önünde, gözler Tayfur’un sokak kapısına dikili, büyük bir beşarete bağlanır gibi uzun, sıkıntılı, sabır ve tahammülü yakan intizar saatleri geçirdiler.
Konağın kapısı açılmıyor değildi. Lâkin beklediklerinden bankaları girip çıkıyorlardı.
Bir gece, iki gece, üç, dört gece hep böyle gece ilerledikçe karşıki kapıyı tarassut için üçünden biri pencere önünde gözcü kalarak nöbetle uyuyorlardı ve sonra…
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı