Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Güzel Günler Göreceğiz Çocuklar

Güzel Günler Göreceğiz Çocuklar

İçinden geçtiğimiz 2002 yılı 'sevdalımızın' doğumunun yüzüncü yıldönümü. Onun için, 'onunla barış ilan eden Türkiye Cumhuriyet’ i de dahil olmak üzere' onu kişiliğinden, dünya görüşünden, etinden ve kemiğinden yani sınıfından koparak her türlü uydurmayı ve karalamayı bir yarış halinde gerçekleştirmeye çalışıyorlar. Onu bir ahir zaman peygamberi kılığına sokup, 'yaşasaydı şöyle derdi, yaşasaydı böyle yapardı, yaşasaydı bana aşık olurdu'ya kadar her şeyini tartıştıklarını düşünüyorlar. Sanatını bir meta derekesine düşürmeye çalışıp, ardından onun metalaşmayı savunduğunu bile yazabildiler, söyleyebildiler. Onu bir savaş savunucusu yapabildiler. Ama onun ülkesinde onun haraç mezat satılmasına, onun bir ahir zaman peygamberi kılığına sokulmasına, onun bir playboy yapılmasına 'hayır' diyenler vardı. Onlar bu ülkenin komünistleriydi elbette. Düşünü düş bilen, kavgasını kavga bilip sürdüren, sevdasını sevdası bilip yaşayan ve yaşatan insanlar...Bu kitap Nâzım Kültürevi’nin, Nâzım Hikmet’in doğumunun 100. Yılı dolayısıyla gerçekleştirdiği bir paneller dizisinden oluşuyor. Şükran Kurdakul’dan Orhan Alkaya’ya kadar değerli katılımcıların Nâzım Hikmeti bütün yönleriyle incelediği bir kitap
Yazar:B.sadık Albayrak
Dil:Türkçe
Boyut:13.5 X 19.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:3. Hm. Kağıt
Yayın Tarihi:21.06.2002
5,56 TL
0,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Güzel Günler Göreceğiz Çocuklar
İçinden geçtiğimiz 2002 yılı 'sevdalımızın' doğumunun yüzüncü yıldönümü. Onun için, 'onunla barış ilan eden Türkiye Cumhuriyet’ i de dahil olmak üzere' onu kişiliğinden, dünya görüşünden, etinden ve kemiğinden yani sınıfından koparak her türlü uydurmayı ve karalamayı bir yarış halinde gerçekleştirmeye çalışıyorlar. Onu bir ahir zaman peygamberi kılığına sokup, 'yaşasaydı şöyle derdi, yaşasaydı böyle yapardı, yaşasaydı bana aşık olurdu'ya kadar her şeyini tartıştıklarını düşünüyorlar. Sanatını bir meta derekesine düşürmeye çalışıp, ardından onun metalaşmayı savunduğunu bile yazabildiler, söyleyebildiler. Onu bir savaş savunucusu yapabildiler. Ama onun ülkesinde onun haraç mezat satılmasına, onun bir ahir zaman peygamberi kılığına sokulmasına, onun bir playboy yapılmasına 'hayır' diyenler vardı. Onlar bu ülkenin komünistleriydi elbette. Düşünü düş bilen, kavgasını kavga bilip sürdüren, sevdasını sevdası bilip yaşayan ve yaşatan insanlar...
Bu kitap Nâzım Kültürevi’nin, Nâzım Hikmet’in doğumunun 100. Yılı dolayısıyla gerçekleştirdiği bir paneller dizisinden oluşuyor.
Şükran Kurdakul’dan Orhan Alkaya’ya kadar değerli katılımcıların Nâzım Hikmeti bütün yönleriyle incelediği bir kitap

Son Gezdiğiniz Ürünler

Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı