Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Beklemek ve Ummak

Beklemek ve Ummak

Otobiyografi ile biyografinin iç içe geçtiği çalışmalara bir hayatın tıpkıbasımı diyebilir miyiz? Bu soru bende hep vardır. Günce tutmanın, yaşanmışların sağlaması olarak ele alınması da nedense tartışılmaz. Yine de yazan için bir yol haritası görevi yaptığı kesin. Benim gibi, yaşadıklarını açıklama cimrisinin özel notları yok bile denebilir. Belleğin beş duyuyu da içerdiği çok boyutlu taşıyıcılığına inanırım, oldum bittim. Özne olmak, bende alabildiğine eksilerdedir.2008 TÜYAP’ın “1968: 40 Yıl Önce 40 Yıl Sonra” başlıklı etkinliğine fuar onur yazarı seçilince ürktüğüm konu kapımı çaldı. Hayatımla ilgili bir kitap yazılacaktı ve Faruk Şüyün’la çalışacaktık. Onunla uzun bir tanışma sürecimiz de yoktu. İlk adımda koşullarımı, olmazsa olmazlarımı sıraladım. Beni yapmacıksız bir nezaketle dinledi ve böylece çalışmaya başladık. Karşılıklı içtenlik ve güven bizi başarılı bir sonuca götürdü.Füruzan Adlı Bir Öykü bittiğinde kitaba katkısı olan arkadaşlarla Faruk’un evsahipliğinde bir gece buluştuk. Hem mutlu, hem hüzünlüydük. Aylar süren bu çalışma, aramızda bir şenlik gibi yaşanmıştı. Bitmesi bu şenliğe konan bir noktaydı.Faruk Şüyün’ün ilk kitabı, Dünya Gazetesi’ndeki değerlendirmelerinin bir kolajı. Çevresine gösterdiği dikkat ve duyarlığa tanık biri olarak Beklemek ve Ummak’ın ilgiyle okunacağını düşünüyorum. İşte tam burada değerli şair Gülten Akın’ın benzersiz dizelerini anımsamalı:“Ah kimselerin vakti yok, durup ince şeyleri anlamaya.”
Yazar:Faruk Şüyün
Sayfa Sayısı:152
Dil:Türkçe
Isbn:9789753296571
Boyut:12 X 21.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:1. Hm. Kağıt
Yayın Tarihi:03.11.2009
200 TL
162,50 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Beklemek ve Ummak
Otobiyografi ile biyografinin iç içe geçtiği çalışmalara bir hayatın tıpkıbasımı diyebilir miyiz? Bu soru bende hep vardır. Günce tutmanın, yaşanmışların sağlaması olarak ele alınması da nedense tartışılmaz. Yine de yazan için bir yol haritası görevi yaptığı kesin. Benim gibi, yaşadıklarını açıklama cimrisinin özel notları yok bile denebilir. Belleğin beş duyuyu da içerdiği çok boyutlu taşıyıcılığına inanırım, oldum bittim. Özne olmak, bende alabildiğine eksilerdedir.
2008 TÜYAP’ın “1968: 40 Yıl Önce 40 Yıl Sonra” başlıklı etkinliğine fuar onur yazarı seçilince ürktüğüm konu kapımı çaldı. Hayatımla ilgili bir kitap yazılacaktı ve Faruk Şüyün’la çalışacaktık. Onunla uzun bir tanışma sürecimiz de yoktu. İlk adımda koşullarımı, olmazsa olmazlarımı sıraladım. Beni yapmacıksız bir nezaketle dinledi ve böylece çalışmaya başladık. Karşılıklı içtenlik ve güven bizi başarılı bir sonuca götürdü.
Füruzan Adlı Bir Öykü bittiğinde kitaba katkısı olan arkadaşlarla Faruk’un evsahipliğinde bir gece buluştuk. Hem mutlu, hem hüzünlüydük. Aylar süren bu çalışma, aramızda bir şenlik gibi yaşanmıştı. Bitmesi bu şenliğe konan bir noktaydı.
Faruk Şüyün’ün ilk kitabı, Dünya Gazetesi’ndeki değerlendirmelerinin bir kolajı. Çevresine gösterdiği dikkat ve duyarlığa tanık biri olarak Beklemek ve Ummak’ın ilgiyle okunacağını düşünüyorum. İşte tam burada değerli şair Gülten Akın’ın benzersiz dizelerini anımsamalı:
“Ah kimselerin vakti yok, durup ince şeyleri anlamaya.”
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı