Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Kamusal Alanda Kameralı Gözetlemenin Suçun Önlenmesindeki Etkisi ve Elde Edilen Delillerin Hukuka Uygunluğu Sorunu

Kamusal Alanda Kameralı Gözetlemenin Suçun Önlenmesindeki Etkisi ve Elde Edilen Delillerin Hukuka Uygunluğu Sorunu

Kameralı gözetleme (surveillance), önleyici kolluk faaliyeti çerçevesinde durumsal suç önlemede kullanılan önemli araçlardan biridir. Bununla birlikte, bireyin temel hak ve özgürlüklerine yapabileceği müdahale bakımından hararetli tartışmalara neden olmaktadır. Bu tartışmaların bir sonucu olarak, dünya genelinde kameralı gözetleme sistemlerinin şeffaflığı, hesap verilebilirliği, kurulum amacına hizmet etmesi ve özgürlükleri ihlale yönelmemesini sağlamak amacıyla önemli yasal düzenlemeler yapılmaktadır. Türkiye'de ise genellikle MOBESE olarak bilinen kameralı gözetleme faaliyetini düzenleyen herhangi bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Buna rağmen kameralarla kamuya açık alanlarda bireylerin izlendiği, kaydedildiği ve bu kayıtların saklandığı bilinmektedir. Söz konusu kameralar, sadece Devlet tarafından değil; üçüncü kişiler tarafından da kullanılmaktadır. Ayrıca bir suç olayının aydınlatılması sürecinde günümüzde ilk akla gelen delil de kamera görüntüsü olmaktadır. İşte, bir taraftan güvenliğin sağlanması; diğer taraftan ise özel hayatın korunması ve elde edilen görüntülerin delil olarak kullanılması sürecinde kameraların hukuki rejiminin belirlenmesi bir zorunluluk haline gelmiştir. Çalışmada, kamusal alanda kamera kullanımının usul ve esaslarını düzenleyen açık, belirli ve denetlenebilir özel bir kanuni düzenleme ihtiyacının gerekliliği ortaya koyulmakta, yapılacak kanuni düzenlemede göz önünde tutulması gereken hususlarda önerilerde bulunulmaktadır.
Yazar:Buket Abanoz
Sayfa Sayısı:222
Dil:Türkçe
Isbn:9786051527635
Boyut:16 X 23.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:1. Hm. Kağıt
Yayın Tarihi:03.07.2018
92 TL
92,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Kamusal Alanda Kameralı Gözetlemenin Suçun Önlenmesindeki Etkisi ve Elde Edilen Delillerin Hukuka Uygunluğu Sorunu
Kameralı gözetleme (surveillance), önleyici kolluk faaliyeti çerçevesinde durumsal suç önlemede kullanılan önemli araçlardan biridir. Bununla birlikte, bireyin temel hak ve özgürlüklerine yapabileceği müdahale bakımından hararetli tartışmalara neden olmaktadır. Bu tartışmaların bir sonucu olarak, dünya genelinde kameralı gözetleme sistemlerinin şeffaflığı, hesap verilebilirliği, kurulum amacına hizmet etmesi ve özgürlükleri ihlale yönelmemesini sağlamak amacıyla önemli yasal düzenlemeler yapılmaktadır. Türkiye'de ise genellikle MOBESE olarak bilinen kameralı gözetleme faaliyetini düzenleyen herhangi bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Buna rağmen kameralarla kamuya açık alanlarda bireylerin izlendiği, kaydedildiği ve bu kayıtların saklandığı bilinmektedir. Söz konusu kameralar, sadece Devlet tarafından değil; üçüncü kişiler tarafından da kullanılmaktadır. Ayrıca bir suç olayının aydınlatılması sürecinde günümüzde ilk akla gelen delil de kamera görüntüsü olmaktadır. İşte, bir taraftan güvenliğin sağlanması; diğer taraftan ise özel hayatın korunması ve elde edilen görüntülerin delil olarak kullanılması sürecinde kameraların hukuki rejiminin belirlenmesi bir zorunluluk haline gelmiştir. Çalışmada, kamusal alanda kamera kullanımının usul ve esaslarını düzenleyen açık, belirli ve denetlenebilir özel bir kanuni düzenleme ihtiyacının gerekliliği ortaya koyulmakta, yapılacak kanuni düzenlemede göz önünde tutulması gereken hususlarda önerilerde bulunulmaktadır.

Son Gezdiğiniz Ürünler

Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı