Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Yamyam Metafizikler  Postyapısalcı Antropoloji Çizgileri

Yamyam Metafizikler Postyapısalcı Antropoloji Çizgileri

Amerika yerlileri ile Avrupalı sömürgeciler ilk kez karşılaştıklarında, birincisi ötekini Tanrı, ikincisi ise ötekini hayvan olarak görmüştü, zira “Öteki’nin ötekisi Aynı’nın ötekisiyle aynı değildi”. Ama insan bilimi olarak antropoloji, ötekiyi hayvan olarak görenin bakış açısından kuruldu. Şimdi usulca beyaz adamların antropolojisini bir kenara bırakıp bakış açımızı tersine çevirmeye çalışıyoruz: Amerikan yerli düşüncesinin çizgilerinde alter bir antropoloji nasıl kurulur?Viveiros de Castro böylesi bir antropoloji üzerine düşünürken, postyapısalcı felsefeyi fark kavramıyla başka bir yola sokan Deleuze ile yapısal antropolojinin kurucusu Claude-Lévi Strauss’u bir araya getiriyor. Kendi benliğine düşkün Beyaz Adam Narkissos’un değil, Narkissos’u karşısına alan yerlilerin “tutarsız ve muğlak” felsefelerine dayalı bir çokluk antropolojisi geliştiriyor.Öyle ki, yerlilerin kavrayışlarını cogito veya monad ile aynı düzlemde düşünüyor. “Kızılderili şefliğin felsefesi”ni keşfetmenin Hegelci Devlet öğretisini anlamak kadar önemli olduğunu vurguluyor. Maori kozmogonisinin Zenon paradokslarıyla ve Kantçı antinomilerle kıyaslayabileceğini belirtiyor. Hatta Amazon perspektivizmini anlamayı Leibniz sistemini anlamak kadar ilginç bir felsefi hedefe dönüştürüyor.Düşünceyi başka bir şekilde düşünmeye davet eden Yamyam Metafizikler, Batı felsefesinin ve antropolojisinin de mümkün dünyaların içinden yalnızca biri olduğunu keyifli bir yolculukla bize tekrar hatırlatıyor.
Yazar:Eduardo Viveiros De Castro
Çevirmen:Arda Varan
Sayfa Sayısı:256
Dil:Türkçe
Isbn:9786057872319
Boyut:13.5 X 19.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:02.09.2022
364 TL
293,38 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Yamyam Metafizikler Postyapısalcı Antropoloji Çizgileri
Amerika yerlileri ile Avrupalı sömürgeciler ilk kez karşılaştıklarında, birincisi ötekini Tanrı, ikincisi ise ötekini hayvan olarak görmüştü, zira “Öteki’nin ötekisi Aynı’nın ötekisiyle aynı değildi”. Ama insan bilimi olarak antropoloji, ötekiyi hayvan olarak görenin bakış açısından kuruldu. Şimdi usulca beyaz adamların antropolojisini bir kenara bırakıp bakış açımızı tersine çevirmeye çalışıyoruz: Amerikan yerli düşüncesinin çizgilerinde alter bir antropoloji nasıl kurulur?
Viveiros de Castro böylesi bir antropoloji üzerine düşünürken, postyapısalcı felsefeyi fark kavramıyla başka bir yola sokan Deleuze ile yapısal antropolojinin kurucusu Claude-Lévi Strauss’u bir araya getiriyor. Kendi benliğine düşkün Beyaz Adam Narkissos’un değil, Narkissos’u karşısına alan yerlilerin “tutarsız ve muğlak” felsefelerine dayalı bir çokluk antropolojisi geliştiriyor.
Öyle ki, yerlilerin kavrayışlarını cogito veya monad ile aynı düzlemde düşünüyor. “Kızılderili şefliğin felsefesi”ni keşfetmenin Hegelci Devlet öğretisini anlamak kadar önemli olduğunu vurguluyor. Maori kozmogonisinin Zenon paradokslarıyla ve Kantçı antinomilerle kıyaslayabileceğini belirtiyor. Hatta Amazon perspektivizmini anlamayı Leibniz sistemini anlamak kadar ilginç bir felsefi hedefe dönüştürüyor.
Düşünceyi başka bir şekilde düşünmeye davet eden Yamyam Metafizikler, Batı felsefesinin ve antropolojisinin de mümkün dünyaların içinden yalnızca biri olduğunu keyifli bir yolculukla bize tekrar hatırlatıyor.

Son Gezdiğiniz Ürünler

Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı