Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Çiçekten Harman Olmaz

Çiçekten Harman Olmaz

Tarık’ın gözleri yükseklerden akan bir nehrin burgacına düşmüştü sanki, bir türlü kurtulamıyor, baktıkça bakası geliyordu Gönül’e. Çünkü Gönül tam bu esnada o pürüzsüz ve ışıltılı yüzünü eğiyor eğiyor, götürüp iştahla söylediği türkünün nağmelerine yaslıyordu bir çiçek demeti gibi. Bakışlarına ne kadar çok masumiyet yüklemeyi biliyordu bu kadın? Altın parıltılı saçlarını beyaz teninin üstüne yıkıyor, sonra başını gerilere atıyor, hafif bir boyun hareketiyle saçlarını dalgalandırıyor, iki yana dağıtıyor, uçmaya hazırlanan beyaz bir güvercin gibi müziğin ritmine göre kollarını çırpıyordu:Çiçekten harman olmazYâr derde derman olmazDarılmış güle bülbülGelip dalına konmazLoyloy diloy loy, loy loy diloy loyBöyle türkü mü söylenirdi? Bir ses bu kadar mı berrak dökülürdü ince bir ağızdan? Tarık’ın taşkın duyguları başıboş sular gibi uzana uzana akıp gidiyordu.Türkünün arasında bağlamanın telleri bayatî makamına geçince, Gönül yavaş yavaş sahneden indi, bir garson yetişip eteğini tutmaya çalıştı ama o kayıtsız bir tavırla bir kaç adımda Tarık’ın başına dikildi. Çok keskin, çıldırtan bir koku bulutu da onunla birlikte gelip yerleşti masaya.
Yazar:Şerif Aydemir
Sayfa Sayısı:111
Dil:Türkçe
Isbn:9789754379396
Boyut:12 X 19.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:12.03.2013
100 TL
75,40 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Çiçekten Harman Olmaz
Tarık’ın gözleri yükseklerden akan bir nehrin burgacına düşmüştü sanki, bir türlü kurtulamıyor, baktıkça bakası geliyordu Gönül’e. Çünkü Gönül tam bu esnada o pürüzsüz ve ışıltılı yüzünü eğiyor eğiyor, götürüp iştahla söylediği türkünün nağmelerine yaslıyordu bir çiçek demeti gibi. Bakışlarına ne kadar çok masumiyet yüklemeyi biliyordu bu kadın? Altın parıltılı saçlarını beyaz teninin üstüne yıkıyor, sonra başını gerilere atıyor, hafif bir boyun hareketiyle saçlarını dalgalandırıyor, iki yana dağıtıyor, uçmaya hazırlanan beyaz bir güvercin gibi müziğin ritmine göre kollarını çırpıyordu:

Çiçekten harman olmaz
Yâr derde derman olmaz
Darılmış güle bülbül
Gelip dalına konmaz
Loyloy diloy loy, loy loy diloy loy

Böyle türkü mü söylenirdi? Bir ses bu kadar mı berrak dökülürdü ince bir ağızdan? Tarık’ın taşkın duyguları başıboş sular gibi uzana uzana akıp gidiyordu.

Türkünün arasında bağlamanın telleri bayatî makamına geçince, Gönül yavaş yavaş sahneden indi, bir garson yetişip eteğini tutmaya çalıştı ama o kayıtsız bir tavırla bir kaç adımda Tarık’ın başına dikildi. Çok keskin, çıldırtan bir koku bulutu da onunla birlikte gelip yerleşti masaya.
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı