Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Kapıdaki Yüzler

Kapıdaki Yüzler

Uçsuz bucaksız ovada yalnızlık yoldaşın olmuştu. Dost maskesi altında kim bilir kaçıncı defa sınanıyordun! Doğruların vardı senin kişilere, zamana, mekâna göre değişmeyen. İnsanları kendinle ayarlardın. En çok bu yüzden sevmezlerdi seni; bu yüzden sözünü değersizleştirmeye, ayak oyunlarıyla gözden düşürmeye çalışırlardı. Ne olurdu koridorlarda ayna gibi dolaşıp varlığınla onların küçücük dünyalarını yerle bir etmeseydin! Donuk bakışlarında nelerin saklı olduğunu kim bilebilirdi ki? Aynı mekânda, aynı havayı solumak birbirini anlamak için yeterli miydi? Bilimden arta kalan o geniş zamanlarda kapalı kapılar ardında senden söz açılırdı. “O tuhaf adam mı?” diye yüzlerinde muzip bir tebessüm belirirdi. Ahmaklığından dem vurularak ayağına gelen fırsatları geri teptiğine gülünürdü. Kafanı kitaplardan kaldırmaman, edebiyattan başka konularda konuşmaman hatta çoğu zaman suskunluğa gömülmen dert olurdu arkadaşlarına. Senin durumunda olmadıkları için şükrederlerdi hâllerine. Bu nasıl dünyaydı böyle?
Yazar:Yıldırım Türk
Sayfa Sayısı:123
Dil:Türkçe
Isbn:9786051557137
Boyut:12.5 X 19.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:26.07.2018
100 TL
75,40 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Kapıdaki Yüzler
Uçsuz bucaksız ovada yalnızlık yoldaşın olmuştu. Dost maskesi altında kim bilir kaçıncı defa sınanıyordun! Doğruların vardı senin kişilere, zamana, mekâna göre değişmeyen. İnsanları kendinle ayarlardın. En çok bu yüzden sevmezlerdi seni; bu yüzden sözünü değersizleştirmeye, ayak oyunlarıyla gözden düşürmeye çalışırlardı. Ne olurdu koridorlarda ayna gibi dolaşıp varlığınla onların küçücük dünyalarını yerle bir etmeseydin! Donuk bakışlarında nelerin saklı olduğunu kim bilebilirdi ki? Aynı mekânda, aynı havayı solumak birbirini anlamak için yeterli miydi? Bilimden arta kalan o geniş zamanlarda kapalı kapılar ardında senden söz açılırdı. “O tuhaf adam mı?” diye yüzlerinde muzip bir tebessüm belirirdi. Ahmaklığından dem vurularak ayağına gelen fırsatları geri teptiğine gülünürdü. Kafanı kitaplardan kaldırmaman, edebiyattan başka konularda konuşmaman hatta çoğu zaman suskunluğa gömülmen dert olurdu arkadaşlarına. Senin durumunda olmadıkları için şükrederlerdi hâllerine. Bu nasıl dünyaydı böyle?
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı