Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
İsyan Yazıları  İtaat Kültüründen İsyan Kültürüne

İsyan Yazıları İtaat Kültüründen İsyan Kültürüne

“Yaşadığımız coğrafyada Emevi Saltanatı’ndan bu yana itaat kültürü ve güce tapınma hüküm sürmektedir. Bu neden-le klasik din(i)dar zihin, kitaba tek yönlü bakar. Her gün yapraklarını çevirip durduğu kitabın içinde sürekli olarak hida-yeti, takvayı, namazı, kırkta bir zekâtı, orucu ve haccı görmesine karşın, kıyamı, hicreti, cihadı ve şehadeti gör(e)mez. Kıyamsız, hicretsiz, cihatsız ve şehadetsiz bir din… Bu din, uyuşturucu dinidir.Para-pul, araç-gereç, sayı-nüfus hesabı yaptırır. Kitapla eşekleştirir, namazla ürkekleştirir, duayla pasifleştirir. Bu di-nin mensubu olan adam, iş elini taşın altına koymaya geldiğinde ortadan sıvışır. Yangını söndürmek için eline bir ko-va su alıp yangın mahalline koşmak yerine, oturduğu yerden akıl verir, ahkâm keser. Onun dininden bir şey çıkmaz, çıksa çıksa kölelik çıkar; zira onun dini itaati emreder. Der ki, “zalim de olsa sultana/otoriteye itaat edeceksin.” Aynı adam -Allah muhafaza- gücü eline geçirdiğinde (iktidar olduğunda) ortalığı kasıp kavurur, muhaliflerine dünyayı dar eder. Güce tapınan adamın genel karakteristiğidir bu; güçlüye itaat eder, zayıftan itaat bekler.Hâlbuki din, insanlığı sırtına vurulmuş olan yüklerden ve boynuna dolanmış olan zincirlerden kurtarmak için vardır. Ni-tekim peygamberin misyonu da budur (7/158). Dolayısıyla bu dinin tabiatında itaat değil, isyan vardır. “La ilahe illal-lah”la statükoyu yıkar, hiyerarşiye (ast-üst ilişkisi) son verir, “La kuvvete illâ billah”la en-Nâs’ı, yani toplumu ön plana çıkarır. “Fekku raqabe”yle köleliği ortadan kaldırır. “Lehû mülkû’s-semavati ve’l-ard”la rızık kaynaklarını kamusallaştı-rır/insanlık ailesinin ortak mülkiyeti haline getirir. “İnsan için emeğinin karşılığından başka bir şey yoktur” diyerek “her-kesten yeteneğine göre”, “İhtiyaçtan fazlasını verin” diyerek “herkese ihtiyacı kadar” prensibini vazeder ve böylece efendilerle köleleri eşitler.”
Yazar:Atilla Fikri Ergun
Sayfa Sayısı:192
Dil:Türkçe
Isbn:9789944143523
Boyut:13.5 X 19.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:01.04.2011
200 TL
0,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
İsyan Yazıları İtaat Kültüründen İsyan Kültürüne
“Yaşadığımız coğrafyada Emevi Saltanatı’ndan bu yana itaat kültürü ve güce tapınma hüküm sürmektedir. Bu neden-le klasik din(i)dar zihin, kitaba tek yönlü bakar. Her gün yapraklarını çevirip durduğu kitabın içinde sürekli olarak hida-yeti, takvayı, namazı, kırkta bir zekâtı, orucu ve haccı görmesine karşın, kıyamı, hicreti, cihadı ve şehadeti gör(e)mez. Kıyamsız, hicretsiz, cihatsız ve şehadetsiz bir din… Bu din, uyuşturucu dinidir.
Para-pul, araç-gereç, sayı-nüfus hesabı yaptırır. Kitapla eşekleştirir, namazla ürkekleştirir, duayla pasifleştirir. Bu di-nin mensubu olan adam, iş elini taşın altına koymaya geldiğinde ortadan sıvışır. Yangını söndürmek için eline bir ko-va su alıp yangın mahalline koşmak yerine, oturduğu yerden akıl verir, ahkâm keser. Onun dininden bir şey çıkmaz, çıksa çıksa kölelik çıkar; zira onun dini itaati emreder. Der ki, “zalim de olsa sultana/otoriteye itaat edeceksin.” Aynı adam -Allah muhafaza- gücü eline geçirdiğinde (iktidar olduğunda) ortalığı kasıp kavurur, muhaliflerine dünyayı dar eder. Güce tapınan adamın genel karakteristiğidir bu; güçlüye itaat eder, zayıftan itaat bekler.
Hâlbuki din, insanlığı sırtına vurulmuş olan yüklerden ve boynuna dolanmış olan zincirlerden kurtarmak için vardır. Ni-tekim peygamberin misyonu da budur (7/158). Dolayısıyla bu dinin tabiatında itaat değil, isyan vardır. “La ilahe illal-lah”la statükoyu yıkar, hiyerarşiye (ast-üst ilişkisi) son verir, “La kuvvete illâ billah”la en-Nâs’ı, yani toplumu ön plana çıkarır. “Fekku raqabe”yle köleliği ortadan kaldırır. “Lehû mülkû’s-semavati ve’l-ard”la rızık kaynaklarını kamusallaştı-rır/insanlık ailesinin ortak mülkiyeti haline getirir. “İnsan için emeğinin karşılığından başka bir şey yoktur” diyerek “her-kesten yeteneğine göre”, “İhtiyaçtan fazlasını verin” diyerek “herkese ihtiyacı kadar” prensibini vazeder ve böylece efendilerle köleleri eşitler.”

Son Gezdiğiniz Ürünler

Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı