Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Mutlu Aşk Şarkıcısı

Mutlu Aşk Şarkıcısı

“…Aristotales’e göre, bir meşe palamudunun ereği meşe ağacı olmaktır. Aşkın ereği de sevgi olmaktır. Sevgiye dönüşmeyi başarmış her aşk, mutlu bir aşktır. Kuşatmayı yaran aşk, bir kere sınırlarımızdan içeri girmişse eğer, aklımızın milini dağıta dağıta iç odamıza kadar girer ve sağrısına atar da ehlileşmemiş, o bakir doğasına götürür bizi. Onu, demir parmaklıkların arkasına da atsak, pranga da vursak ayaklarına; gözlerini de dağlasak, dilini de bağlasak, kuşatmayı yarıp çıkacaktır, eninde sonunda. Deli bir fişek gibidir, adres sormaz aşk; vahşi bir attır, gem tutmaz. Aşk evcilleştirilebilen bir şey olsaydı, koyundan veya kuzudan bir farkı kalmazdı ve kendisi olarak kalamazdı o zaman da. Aşkın insanları ürkütüp korkutm ası daha çok, aklın buyruğuna girmemesinden, ehlileştirilebilen bir şey olmamasından kaynaklanır. Aşk, kontrol edilebilseydi eğer, bedenin dar kalıbı içinde biçimsiz bir hâle gelir, yakışıksız, çirkin mi çirkin bir şey olup çıkardı. Uzlaşmayan yanımızdır aşk, aklın da öfkenin de nefretin de dişinin geçmediği asi bir küheylandır! Dümen suyuna giden bir dalkavuk değildir. Bilmez yaltaklanmasını, ne bedenin ne de mantığın yanına serer yatağını yaşadığı sürece. Gönlüne göre, keyfine göre serer. Bir yığın kurallarla, irili ufaklı bir sürü ıvır zıvırla doldurulmuş benliğin isyanıdır aşk. Debisi yüksektir bu yüzden de. Kızılırmak gibi…”(Mutlu Aşk Vardır adlı denemeden). 
Yazar:Şevki Özdemir
Sayfa Sayısı:160
Dil:Türkçe
Isbn:9786059330800
Boyut:13.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:31.05.2018
180 TL
123,75 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Mutlu Aşk Şarkıcısı
“…Aristotales’e göre, bir meşe palamudunun ereği meşe ağacı olmaktır. Aşkın ereği de sevgi olmaktır. Sevgiye dönüşmeyi başarmış her aşk, mutlu 
bir aşktır. Kuşatmayı yaran aşk, bir kere sınırlarımızdan içeri girmişse eğer, aklımızın milini dağıta dağıta iç odamıza kadar girer ve sağrısına atar da 
ehlileşmemiş, o bakir doğasına götürür bizi. Onu, demir parmaklıkların arkasına da atsak, pranga da vursak ayaklarına; gözlerini de dağlasak, dilini 
de bağlasak, kuşatmayı yarıp çıkacaktır, eninde sonunda. Deli bir fişek gibidir, adres sormaz aşk; vahşi bir attır, gem tutmaz. Aşk evcilleştirilebilen bir şey olsaydı, koyundan veya kuzudan bir farkı kalmazdı ve kendisi olarak kalamazdı o zaman da. Aşkın insanları ürkütüp korkutm ası daha çok, aklın buyruğuna girmemesinden, ehlileştirilebilen bir şey olmamasından kaynaklanır. Aşk, kontrol edilebilseydi eğer, bedenin dar kalıbı içinde biçimsiz bir 
hâle gelir, yakışıksız, çirkin mi çirkin bir şey olup çıkardı. Uzlaşmayan yanımızdır aşk, aklın da öfkenin de nefretin de dişinin geçmediği asi bir küheylandır! Dümen suyuna giden bir dalkavuk değildir. Bilmez yaltaklanmasını, ne bedenin ne de mantığın yanına serer yatağını yaşadığı sürece. 
Gönlüne göre, keyfine göre serer. Bir yığın kurallarla, irili ufaklı bir sürü ıvır zıvırla doldurulmuş benliğin isyanıdır aşk. Debisi yüksektir bu yüzden de. 
Kızılırmak gibi…”

(Mutlu Aşk Vardır adlı denemeden). 
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı