Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
İmam-ı Rabbani’nin Zat ve Sıfat Anlayışı

İmam-ı Rabbani’nin Zat ve Sıfat Anlayışı

İlahî zat ve sıfat ilişkisinin ele alındığı bu eserde İmâm-ı Rabbânî’nin Ehl-i sünnet düsturuna bağlılığı meziyet kabul ettiği, itikadî meselelere dair görüşlerini tasavvufî bakış açısıyla zenginleştirdiği, zahirî ilimleri keşif ve ilhama tercih ettiği ve tasavvufu tenkit yolunu, en azından, daralttığı tespit edilmiştir. Onunu şeriat âlimlerinin görüşüne uygunluğu ölçü alması, Ehl-i sünnet’e bağlılığının tezahürüdür. İmâm-ı Rabbânî, Allah Teâlâ’yı hakikî varlık, âlemi vehim ve hayal olarak gören “vahdet-i vücud” anlayışını şeriat âlimlerinin ölçülerine uymadığı gerekçesiyle tenkit etmiş, Allah-âlem ilişkisini izahta kelamcılarla aynı neticede birleşmiştir. Âlimlerin nazar ve istidlâl ile icmalî olarak belirlediklerini mutasavvıfların keşif ve ilham ile tafsilata kavuşturduğu inancını zat-sıfat münasebetine dair açıklamalarında da göstermiştir. Her şeyden önce ilahî zatın her türlü kemâlâta sahip olduğunu, sıfatlar da dâhil olmak üzere hiçbir şeye muhtaç olmadığını vurgulamış, akıl ve muhayyilenin Allah Teâlâ’yı idrak etmeye yetmeyeceğini anlamayı marifet saymıştır. İlahî zatın bilinmezliğini “vusul mertebelerinin sonu gelmez” cümlesiyle hulasa ederek insanın isim ve şuûnât dairesinden ileri geçemeyeceğine vurgu yapmış, zat mertebesiyle ilgili bir şey söylemeyi doğru bulmamıştır. Allah Teâlâ’nın Kendine nispet ettiği sıfatlarla vasıflanmış ve akıl ile algılanan manalardan münezzeh olduğuna inanmayı marifet olarak sunmuştur.
Yazar:Mustafa Özgen
Sayfa Sayısı:352
Dil:Türkçe
Isbn:9786057600219
Boyut:13.5 X 21.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:13.01.2023
150 TL
111,15 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
İmam-ı Rabbani’nin Zat ve Sıfat Anlayışı
İlahî zat ve sıfat ilişkisinin ele alındığı bu eserde İmâm-ı Rabbânî’nin Ehl-i sünnet düsturuna bağlılığı meziyet kabul ettiği, itikadî meselelere dair görüşlerini tasavvufî bakış açısıyla zenginleştirdiği, zahirî ilimleri keşif ve ilhama tercih ettiği ve tasavvufu tenkit yolunu, en azından, daralttığı tespit edilmiştir. Onunu şeriat âlimlerinin görüşüne uygunluğu ölçü alması, Ehl-i sünnet’e bağlılığının tezahürüdür. İmâm-ı Rabbânî, Allah Teâlâ’yı hakikî varlık, âlemi vehim ve hayal olarak gören “vahdet-i vücud” anlayışını şeriat âlimlerinin ölçülerine uymadığı gerekçesiyle tenkit etmiş, Allah-âlem ilişkisini izahta kelamcılarla aynı neticede birleşmiştir. Âlimlerin nazar ve istidlâl ile icmalî olarak belirlediklerini mutasavvıfların keşif ve ilham ile tafsilata kavuşturduğu inancını zat-sıfat münasebetine dair açıklamalarında da göstermiştir. Her şeyden önce ilahî zatın her türlü kemâlâta sahip olduğunu, sıfatlar da dâhil olmak üzere hiçbir şeye muhtaç olmadığını vurgulamış, akıl ve muhayyilenin Allah Teâlâ’yı idrak etmeye yetmeyeceğini anlamayı marifet saymıştır. İlahî zatın bilinmezliğini “vusul mertebelerinin sonu gelmez” cümlesiyle hulasa ederek insanın isim ve şuûnât dairesinden ileri geçemeyeceğine vurgu yapmış, zat mertebesiyle ilgili bir şey söylemeyi doğru bulmamıştır. Allah Teâlâ’nın Kendine nispet ettiği sıfatlarla vasıflanmış ve akıl ile algılanan manalardan münezzeh olduğuna inanmayı marifet olarak sunmuştur.

Son Gezdiğiniz Ürünler

Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı