Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Avludaki Ses

Avludaki Ses

Sanatı sadece yaşam biçimi olarak algılayan bir insanın müzik, resim ve edebiyatla kurabildiği dostluğun manifestosudur bu kitapta sizlere sunulanlar. Makale, deneme, türü her ne ise, konular ve başlıkları farklı olan yazılarımda sanatın zamanla kayıtlı olmayan ezeli ve ebedi varlığı en sade, en yalın biçimiyle hissedilecektir. Eski ve yeninin bir ikilem olmadığı, birlikte nefes aldığı, birinin diğerine galip gelmediği satır aralarında gizlidir.Yaşam, bisikletin hızla çevrilen pedalında. Elma şekeri tutan ellerin yapışkan kırmızısı, yalın, sert biçimler, sesler, renkler, kelimeler gramersiz cümleler içinde yuvarlanan kavramlara dönüşür. Dansçılar, el ele tutuşmuş çocuklar, mevleviler, dervişler, etekleri halka halka, atlıkarıncalar, yarış pistinde koşucular peşi sıra birbirinin, daireler çizen simitçi tablaları, araba lastiklerinin yuvarlak karanlığına doğan ay, evrenin ışıktan küreleri, coşku çemberi içinde sevgililer, sanatın ilhamperileri Ziya Osman Saba’nın başında dolaşır, Maçka Parkı’nda.Bu âlemdeki her şeyi kavramak, yanınızdan sessizce giden nice insanı tanımak mümkün değil. İçlerinden kim bilir kaçı sizin gerçek dostunuz, can yoldaşınız, arkadaşınız olabilecekti. Bir selam bile veremeden karşı köşeden dönüp, ıssız sokağın başında kaybolacaklar, okunmamış kitaplar gibi. Bilemezsiniz.
Yazar:İhsan Özgen
Sayfa Sayısı:143
Dil:Türkçe
Boyut:13.5 X 19.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:30.08.2012
60 TL
48,75 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Avludaki Ses
Sanatı sadece yaşam biçimi olarak algılayan bir insanın müzik, resim ve edebiyatla kurabildiği dostluğun manifestosudur bu kitapta sizlere sunulanlar. Makale, deneme, türü her ne ise, konular ve başlıkları farklı olan yazılarımda sanatın zamanla kayıtlı olmayan ezeli ve ebedi varlığı en sade, en yalın biçimiyle hissedilecektir. Eski ve yeninin bir ikilem olmadığı, birlikte nefes aldığı, birinin diğerine galip gelmediği satır aralarında gizlidir.

Yaşam, bisikletin hızla çevrilen pedalında. Elma şekeri tutan ellerin yapışkan kırmızısı, yalın, sert biçimler, sesler, renkler, kelimeler gramersiz cümleler içinde yuvarlanan kavramlara dönüşür. Dansçılar, el ele tutuşmuş çocuklar, mevleviler, dervişler, etekleri halka halka, atlıkarıncalar, yarış pistinde koşucular peşi sıra birbirinin, daireler çizen simitçi tablaları, araba lastiklerinin yuvarlak karanlığına doğan ay, evrenin ışıktan küreleri, coşku çemberi içinde sevgililer, sanatın ilhamperileri Ziya Osman Saba’nın başında dolaşır, Maçka Parkı’nda.

Bu âlemdeki her şeyi kavramak, yanınızdan sessizce giden nice insanı tanımak mümkün değil. İçlerinden kim bilir kaçı sizin gerçek dostunuz, can yoldaşınız, arkadaşınız olabilecekti. Bir selam bile veremeden karşı köşeden dönüp, ıssız sokağın başında kaybolacaklar, okunmamış kitaplar gibi. Bilemezsiniz.
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı