Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Sessizliğin Fenomenolojisi  Negatif Teoloji, Sanat ve Felsefe Arasında Kültürel Bir Hakikat Arayışı

Sessizliğin Fenomenolojisi Negatif Teoloji, Sanat ve Felsefe Arasında Kültürel Bir Hakikat Arayışı

Düşünme ve felsefe her zaman, daha en baştan, sessizlik–olmayan bir şeyin düşünmesi ve felsefesi olmuştur. Bu sessizlik–olmayan ifadesi şimdilik, ve en başta, söz ve yazı’nın bir karşılığı olarak kullanılıyormuş gibi görülebilir. Zira hem genellikle yazılı metinler üzerinden ilerleyen felsefe tarihi, hem de sözsel, anlatısal, kulaktan kulağa aktarılan ve felsefe tarihine eklemlenebilen kültürel ve düşünsel tüm öğeler, bir anlamda sessizliğin orada olmadığı, sessizliği olanaksız kılan bir olanağın gerçekleşmiş olmasını imler. İlk bakışta sanki “yazının ve sözün olduğu yerde sessizlik olmaz”, ve “sessizliğin olduğu yerde de yazı ve söz olmaz” gibi bir “ya / ya da” durumu mutlak ve mantıksal bir zorunluluğa sahipmiş gibi gözükür. Ama aslında durum bundan oldukça farklıdır. Hiçbir şey yazmayan yazılar, hiçbir söz söylemeyen sözler olabildiği gibi, işin aslı, hem felsefe hem de düşünce tarihi, çok şey yazıp, çizen, söyleyen sessizliklerle doludur, hatta bu sessizlikler üzerine kurulan daha fazla sessizlikler ile.
Yazar:Engin Yurt
Sayfa Sayısı:408
Dil:Türkçe
Isbn:9786057768827
Boyut:13.5 X 21.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:19.11.2021
340 TL
187,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Sessizliğin Fenomenolojisi Negatif Teoloji, Sanat ve Felsefe Arasında Kültürel Bir Hakikat Arayışı
Düşünme ve felsefe her zaman, daha en baştan, sessizlik–olmayan bir şeyin düşünmesi ve felsefesi olmuştur. Bu sessizlik–olmayan ifadesi şimdilik, ve en başta, söz ve yazı’nın bir karşılığı olarak kullanılıyormuş gibi görülebilir. Zira hem genellikle yazılı metinler üzerinden ilerleyen felsefe tarihi, hem de sözsel, anlatısal, kulaktan kulağa aktarılan ve felsefe tarihine eklemlenebilen kültürel ve düşünsel tüm öğeler, bir anlamda sessizliğin orada olmadığı, sessizliği olanaksız kılan bir olanağın gerçekleşmiş olmasını imler. İlk bakışta sanki “yazının ve sözün olduğu yerde sessizlik olmaz”, ve “sessizliğin olduğu yerde de yazı ve söz olmaz” gibi bir “ya / ya da” durumu mutlak ve mantıksal bir zorunluluğa sahipmiş gibi gözükür. Ama aslında durum bundan oldukça farklıdır. Hiçbir şey yazmayan yazılar, hiçbir söz söylemeyen sözler olabildiği gibi, işin aslı, hem felsefe hem de düşünce tarihi, çok şey yazıp, çizen, söyleyen sessizliklerle doludur, hatta bu sessizlikler üzerine kurulan daha fazla sessizlikler ile.

Son Gezdiğiniz Ürünler

Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı