Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Gurur ve Önyargı

Gurur ve Önyargı

Jane Austen’ın ikinci romanı olan bu eser, 18. yüzyıl İngilteresi’nin bir portresini sunarken edebiyat dünyasına da ölmez kadın karakterlerden biri olan Elizabeth Bennet’ı armağan ediyor. Taşrada yetişmesine rağmen kendini geliştirmiş, vaktinin çoğunu kitap okumakla geçiren bu karakter, serbest davranışları ve iğneleyici diliyle bir anlamda Jane Austen’ın da kişisel özelliklerini yansıtmaktadır. Gitgide kendinden iyice utandı. Darcy ve Wickham’ı her düşündüğünde kör, taraflı, ön yargılı ve gülünç davrandığını hissediyordu.“Ne kadar alçakça davrandım!” diye haykırdı, “Ben ki iyiyle kötüyü ayırt edişimle övünürdüm’ Ben ki becerilerim nedeniyle kendime değer verirdim! Sık sık ablamın cömert iyiliğini küçümser, işe yaramaz ve utanç verici bir kuşkuyla gururumu tatmin ederdim. Bu öğrendiklerim ne kadar aşağılayıcı! Öte yandan, ne kadar da hak edilmiş bir aşağılama! Âşık olsam bundan daha acınası bir körlük içinde olmazdım. Ama benim aptallığım kibir oldu, aşk değil. Birinin yakınlığından hoşlanıp diğerinin ihmaline alınarak her ikisine karşı, tanışmamızın daha en başında işin içine ön yargı ve cehaleti sokup mantığı defettim. Bu ana dek ben bile kendimi tanımıyormuşum.”
Yazar:Jane Austen
Çevirmen:İpek Çorumlu
Sayfa Sayısı:394
Dil:Türkçe
Isbn:9786256517295
Boyut:13.5 X 31 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:04.09.2023
392 TL
0,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Gurur ve Önyargı
Jane Austen’ın ikinci romanı olan bu eser, 18. yüzyıl İngilteresi’nin bir portresini sunarken edebiyat dünyasına da ölmez kadın karakterlerden biri olan Elizabeth Bennet’ı armağan ediyor. Taşrada yetişmesine rağmen kendini geliştirmiş, vaktinin çoğunu kitap okumakla geçiren bu karakter, serbest davranışları ve iğneleyici diliyle bir anlamda Jane Austen’ın da kişisel özelliklerini yansıtmaktadır. Gitgide kendinden iyice utandı. Darcy ve Wickham’ı her düşündüğünde kör, taraflı, ön yargılı ve gülünç davrandığını hissediyordu.
“Ne kadar alçakça davrandım!” diye haykırdı, “Ben ki iyiyle kötüyü ayırt edişimle övünürdüm’ Ben ki becerilerim nedeniyle kendime değer verirdim! Sık sık ablamın cömert iyiliğini küçümser, işe yaramaz ve utanç verici bir kuşkuyla gururumu tatmin ederdim. Bu öğrendiklerim ne kadar aşağılayıcı! Öte yandan, ne kadar da hak edilmiş bir aşağılama! Âşık olsam bundan daha acınası bir körlük içinde olmazdım. Ama benim aptallığım kibir oldu, aşk değil. Birinin yakınlığından hoşlanıp diğerinin ihmaline alınarak her ikisine karşı, tanışmamızın daha en başında işin içine ön yargı ve cehaleti sokup mantığı defettim. Bu ana dek ben bile kendimi tanımıyormuşum.”
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı