Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Auschwitz'in Külleri

Auschwitz'in Külleri

Charlotte Delbo, 1943'te meşhur 24 Ocak konvoyuyla Auschwitz toplama kampına gönderilen 230 kadından biriydi. Yahudi değildi; Fransız direniş hareketi içinde yer aldığı için tutuklanmıştı. Delbo'nun üç kitaptan oluşan ve burada tek cilt halinde sunulan tanıklığı, çekilen ıstırapların ortasında çok ustaca çizilmiş insan portrelerini gün yüzüne çıkarıyor: Aşk ve ölüm, umut ve hayal kırıklığı, dostluk ve çaresizlik gibi izlekler ete kemiğe bürünerek, ölüm kamplarının bir deri bir kemik kalmış tutuklularının gözlerinden okuyucuya yansıyor.Holokost edebiyatının klasiği Auschwitz’in Külleri, 20. yüzyılın ve belki de tüm insanlık tarihinin en karanlık, yaşamayanların hayal etmekte bile zorlanacakları sayfasını, Nazi toplama kamplarını hem içeriden bir bakışla hem de yaşanmış acıyı da aşan, ölümü ve sevgiyi şiirselleştiren bir dille anlatıyor. Belki de Delbo’nun, “yaşamaya hak kazanmak için en azından dans etmeyi öğrenmemiz gerektiğini” söylediği dizelerine kulak vermenin tam zamanıdır. YalvarırımBir şeyler yapınBir dans öğreninBir adımVarlığınızı hak ettirecekDerinizi ve tüylerinizi giyme hakkı verecekYürümeyi ve gülmeyi öğreninÇünkü çok aptalca olur yoksaSonundaBu kadar insan ölmüşkenSiz yaşıyorsanız eğerHayatta hiçbir şey öğrenmeden
Orijinal Adı:Auschwitz At Après I
Yazar:Charlotte Delbo
Çevirmen:Sedef Ecer
Sayfa Sayısı:408
Dil:Türkçe
Isbn:9786258498134
Boyut:13.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:07.02.2022
380 TL
250,80 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Auschwitz'in Külleri
Charlotte Delbo, 1943'te meşhur 24 Ocak konvoyuyla Auschwitz toplama kampına gönderilen 230 kadından biriydi. Yahudi değildi; Fransız direniş hareketi içinde yer aldığı için tutuklanmıştı.
 
Delbo'nun üç kitaptan oluşan ve burada tek cilt halinde sunulan tanıklığı, çekilen ıstırapların ortasında çok ustaca çizilmiş insan portrelerini gün yüzüne çıkarıyor: Aşk ve ölüm, umut ve hayal kırıklığı, dostluk ve çaresizlik gibi izlekler ete kemiğe bürünerek, ölüm kamplarının bir deri bir kemik kalmış tutuklularının gözlerinden okuyucuya yansıyor.

Holokost edebiyatının klasiği Auschwitz’in Külleri, 20. yüzyılın ve belki de tüm insanlık tarihinin en karanlık, yaşamayanların hayal etmekte bile zorlanacakları sayfasını, Nazi toplama kamplarını hem içeriden bir bakışla hem de yaşanmış acıyı da aşan, ölümü ve sevgiyi şiirselleştiren bir dille anlatıyor.
 
Belki de Delbo’nun, “yaşamaya hak kazanmak için en azından dans etmeyi öğrenmemiz gerektiğini” söylediği dizelerine kulak vermenin tam zamanıdır.
 
Yalvarırım
Bir şeyler yapın
Bir dans öğrenin
Bir adım
Varlığınızı hak ettirecek
Derinizi ve tüylerinizi giyme hakkı verecek
Yürümeyi ve gülmeyi öğrenin
Çünkü çok aptalca olur yoksa
Sonunda
Bu kadar insan ölmüşken
Siz yaşıyorsanız eğer
Hayatta hiçbir şey öğrenmeden
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı