Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Kendi Rüyasında Uyanan Derviş

Kendi Rüyasında Uyanan Derviş

Athanasius Kicher’in Büyülü Fener’inden beri sinemanın içindeyim.Lumiére’lerden beri sinemanın içindeyimküçücük bir çocuktum, Anadolu’da karanlık bir köydeyıkık, metruk bir ahırın kerpiç duvarındaGrand Cafe’deki seyircilerin heyacanını paylaştım ! Ben, Antik Yunan’dan beri sinemanın içindeyim.Olympos’tan tanrıların ışığını çalan küçük bir Prometheus’dum.Şehirlere, kasabalara özgü sinemanın o büyülü ışığını,küçücük avuçlarımın yanması pahasına kapıp getirdim.Avuçlarımda o yanık izlerini taşımaktayım hala.Yoksa siz 1900’lerde keşfedildiğini mi sanıyorsunuz sinemanın ? Elektrik yoktu, gaz lambaları vardı, gölgeler tek oyuncağımdıve köy duvarları gölgelerin oynaştığı mistik ve tantastik bir sinemaydıkenar delikleri yırtılmış üç beş kulaçlık pelikül ve tahtadan bir göstericisihirli lambasıyla visal halde Alaaddin’dim ben ! Eflatun’un ‘’Mağara Alegorisi’’ndeki kölelerden biriydim ben.Yüzüm duvara dönük, kollarım bağlı.Üstelik ışık da yoktu, ışığı içimde buldum, yüreğimizde Işıkla sihirbaz maharetiyle oynayabilecek ırsi bir yeteneğim var !Ben Şeyh Küşteri’nin torunuyum ! Ahmet Uluçay 
Yazar:Güven Adıgüzel
Sayfa Sayısı:272
Dil:Türkçe
Isbn:9789759969066
Boyut:13.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:03.05.2017
18,52 TL
0,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Kendi Rüyasında Uyanan Derviş
Athanasius Kicher’in Büyülü Fener’inden beri sinemanın içindeyim.
Lumiére’lerden beri sinemanın içindeyim
küçücük bir çocuktum, Anadolu’da karanlık bir köyde
yıkık, metruk bir ahırın kerpiç duvarında
Grand Cafe’deki seyircilerin heyacanını paylaştım !
 
Ben, Antik Yunan’dan beri sinemanın içindeyim.
Olympos’tan tanrıların ışığını çalan küçük bir Prometheus’dum.
Şehirlere, kasabalara özgü sinemanın o büyülü ışığını,
küçücük avuçlarımın yanması pahasına kapıp getirdim.
Avuçlarımda o yanık izlerini taşımaktayım hala.
Yoksa siz 1900’lerde keşfedildiğini mi sanıyorsunuz sinemanın ?
 
Elektrik yoktu, gaz lambaları vardı, gölgeler tek oyuncağımdı
ve köy duvarları gölgelerin oynaştığı mistik ve tantastik bir sinemaydı
kenar delikleri yırtılmış üç beş kulaçlık pelikül ve tahtadan bir gösterici
sihirli lambasıyla visal halde Alaaddin’dim ben !
 
Eflatun’un ‘’Mağara Alegorisi’’ndeki kölelerden biriydim ben.
Yüzüm duvara dönük, kollarım bağlı.
Üstelik ışık da yoktu, ışığı içimde buldum, yüreğimizde
 
Işıkla sihirbaz maharetiyle oynayabilecek ırsi bir yeteneğim var !
Ben Şeyh Küşteri’nin torunuyum !
 
Ahmet Uluçay
 
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı