Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Rumuzü'l Kur'an 3

Rumuzü'l Kur'an 3

İnsan, maddî ve ma'nevî olmak üzere iki cihetten müteşekkildir. İnsanın maddî hayâtı, yemek, içmek ve havayı teneffüs etmek ile káim olduğu gibi, ma'nevî hayâtı da îmân ve ibâdet ile káimdir. Demek, insânı insân yapan ve insânı dünyâ ve âhirette hakíkí saâdet ve huzûra kavuşturan îmân ve ibâdettir. Îmân, fıtrîdir ve fıtrat-ı beşeriyye, îmân ile yoğrulmuştur. Zîrâ, insân, fıtraten gáyet âciz ve fakir yaratılmakla berâber; düşmanları ve emelleri kâinâtın her tarafına dal-budak salmış, kalb ve rûhun dâire-i ihtiyâcı ebede kadar uzanmış, hadsiz şeylerden müteessir olduğu gibi, nihâyetsiz şeylerden de mesrûr olacak bir câmiıyyette halk edilmiştir. O hâlde, bütün kâinâtı yed-i tasarrufunda tutamayan, insânın bu derin ve muhît maddî ve ma'nevî ihtiyâclarını yerine getiremez, onu idâre edemez; kendisi gibi âciz, muhtaç ve onun cinsinden olan pürşer beşer, aslâ bu kâinât kadar ma'nevî yükü deruhde edemez. Küfür ve inkâr ise, insânı bu câmiıyyet ve kábiliyyetten sukút ettirip en âciz, zaif, fakir ve perîşân bir mahlûk derekesine düşürür. Hazret-i Âdem (as)'dan bugüne kadar devâm eden beşer târihinde iki cereyân veyâ iki düşünce âlemde hükümfermâ olmuştur.
Yazar:Abdurrahman Aktepe
Sayfa Sayısı:168
Dil:Türkçe
Boyut:13.5 X 19.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:01.08.2005
17 TL
12,75 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Rumuzü'l Kur'an 3
İnsan, maddî ve ma'nevî olmak üzere iki cihetten müteşekkildir. İnsanın maddî hayâtı, yemek, içmek ve havayı teneffüs etmek ile káim olduğu gibi, ma'nevî hayâtı da îmân ve ibâdet ile káimdir. Demek, insânı insân yapan ve insânı dünyâ ve âhirette hakíkí saâdet ve huzûra kavuşturan îmân ve ibâdettir. Îmân, fıtrîdir ve fıtrat-ı beşeriyye, îmân ile yoğrulmuştur. Zîrâ, insân, fıtraten gáyet âciz ve fakir yaratılmakla berâber; düşmanları ve emelleri kâinâtın her tarafına dal-budak salmış, kalb ve rûhun dâire-i ihtiyâcı ebede kadar uzanmış, hadsiz şeylerden müteessir olduğu gibi, nihâyetsiz şeylerden de mesrûr olacak bir câmiıyyette halk edilmiştir. O hâlde, bütün kâinâtı yed-i tasarrufunda tutamayan, insânın bu derin ve muhît maddî ve ma'nevî ihtiyâclarını yerine getiremez, onu idâre edemez; kendisi gibi âciz, muhtaç ve onun cinsinden olan pürşer beşer, aslâ bu kâinât kadar ma'nevî yükü deruhde edemez. Küfür ve inkâr ise, insânı bu câmiıyyet ve kábiliyyetten sukút ettirip en âciz, zaif, fakir ve perîşân bir mahlûk derekesine düşürür. Hazret-i Âdem (as)'dan bugüne kadar devâm eden beşer târihinde iki cereyân veyâ iki düşünce âlemde hükümfermâ olmuştur.
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı