Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Kiriv

Kiriv

Canım babam, seni yazmak, yaşadıklarını toprağınateslim etmek aklımın bir köşesinde hep vardı. Ama birtürlü başlayamıyordum. Sanki bir şeyi bekliyordum. Ve obeklediğim şey senden geldi. Bir sabah uykumdansevinçle uyandığımda hani başucumda duran fotoğrafınvar ya işte o fotoğrafa bakarak, “Tamam babacığım, seninkitabını yazacağım.” dedim kendi kendime çünkü o gecerüyamda seni görmüştüm. Tam da o fotoğraftaki gibigençtin. Hani Anzele Başı’ndaki evimiz vardı ya, işte oevde kendi odandaydın. Yine çok şıktın. Lacivert takımelbisen, içinde ipek mongon gömleğin, siyah saçlarındüzgün bir şekilde geriye taranmış, sinekkaydı tıraşlı veoldukça yakışıklıydın. Ben odaya girdim. Rüya olsa daöldüğünü biliyordum. Bu nedenle ürktüm, uzaktadurdum. Sen her zamanki sakin halinle beni yanınaçağırdın. Korkmamamı söyledin. Ayağa kalktın, gidecekgibiydin. Güzel yüzüne hayranlıkla baktım biraz. Ne varder gibiydi bakışların. Cesaret aldım ve “Baba, sen niye’Kars’a Giderim Kars’a türküsünü söylüyormuşsun?Yoksa Kars’ta da mı sevgilin vardı?” dedim ve “Seninmı)?” soruma karşılık;“Garsa giderim GarsaSözüm yare varırsaGiderem böylesineKara kız mehlesine”Bu dörtlüğü mırıldandın ve iki elinle omuzlarımdantutarak, “Yok kızım, Kars’ta sevgilim yoktu amayüreğimde büyük aşkların yarası vardı. Yaz kızım yaz!Sevdiklerimi yaz, yaşadıklarımı yaz, Kiriv’i yaz. Unutmasakın, içimde bir ah kalmadığını da yaz!”
Yazar:Birsen İnal
Sayfa Sayısı:220
Dil:Türkçe
Isbn:9786259896816
Boyut:13 X 19 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:28.11.2023
176 TL
0,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Kiriv
Canım babam, seni yazmak, yaşadıklarını toprağına
teslim etmek aklımın bir köşesinde hep vardı. Ama bir
türlü başlayamıyordum. Sanki bir şeyi bekliyordum. Ve o
beklediğim şey senden geldi. Bir sabah uykumdan
sevinçle uyandığımda hani başucumda duran fotoğrafın
var ya işte o fotoğrafa bakarak, “Tamam babacığım, senin
kitabını yazacağım.” dedim kendi kendime çünkü o gece
rüyamda seni görmüştüm. Tam da o fotoğraftaki gibi
gençtin. Hani Anzele Başı’ndaki evimiz vardı ya, işte o
evde kendi odandaydın. Yine çok şıktın. Lacivert takım
elbisen, içinde ipek mongon gömleğin, siyah saçların
düzgün bir şekilde geriye taranmış, sinekkaydı tıraşlı ve
oldukça yakışıklıydın. Ben odaya girdim. Rüya olsa da
öldüğünü biliyordum. Bu nedenle ürktüm, uzakta
durdum. Sen her zamanki sakin halinle beni yanına
çağırdın. Korkmamamı söyledin. Ayağa kalktın, gidecek
gibiydin. Güzel yüzüne hayranlıkla baktım biraz. Ne var
der gibiydi bakışların. Cesaret aldım ve “Baba, sen niye
’Kars’a Giderim Kars’a türküsünü söylüyormuşsun?
Yoksa Kars’ta da mı sevgilin vardı?” dedim ve “Senin
mı)?” soruma karşılık;

“Garsa giderim Garsa
Sözüm yare varırsa
Giderem böylesine
Kara kız mehlesine”

Bu dörtlüğü mırıldandın ve iki elinle omuzlarımdan
tutarak, “Yok kızım, Kars’ta sevgilim yoktu ama
yüreğimde büyük aşkların yarası vardı. Yaz kızım yaz!
Sevdiklerimi yaz, yaşadıklarımı yaz, Kiriv’i yaz. Unutma
sakın, içimde bir ah kalmadığını da yaz!”
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı