Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Muska

Muska

2001 Yılında Ömer Seyfettin Hikâye Yarışmasında mansiyon kazanan, Muska, Kravat, Harman Makinesi, Soğuk Yastık, Bir Küçük Yürek, Balıkçı, Yosun, Yemin, İntizar, Ah Hasan Ah adlarını taşıyan 10 hikâyeden oluşan bu kitap buram buram Anadolu kokmaktadır.Anadolu’nun insanı çok cefakâr çok da vefalıdır. Onun sevdası bir göze başı, bir ağaç gölgesi, serin bir yayla belki. Gönlünde, doğduğu yerin özlemi hiç eksilmez. Ola ki oralardan ayrılacak olsa kendini gurbette sayar. Hep burnunda tüter memleket hasreti, sevgiliye kavuşma özlemi. Onun içindir ki cenazelerin bile gurbette kalmasına razı olmaz yüreği.Ne zaman karşısına çıksa çocukluktan tanıdık bir yer hemen içindeki o çocuk çıkar ortaya. Arar oyuncaklarını bazen söğüt dalından bir at bazen şeker pancarından yapılmış araba, oynamaya başlar yorulana kadar. Koşturup durur o tepeden bu tepeye. Yatar uzanır çayırlarda, çiçek kokuları sarar her yanı, arılar dolaşır etrafında… Karanlık çökünce bütün oyuncaklar silinip yok olur gözünün önünden.
Yazar:Mahir Adıbeş
Sayfa Sayısı:176
Dil:Türkçe
Isbn:9789755203621
Boyut:13.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:04.12.2023
113 TL
84,75 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Muska
2001 Yılında Ömer Seyfettin Hikâye Yarışmasında mansiyon kazanan, Muska, Kravat, Harman Makinesi, Soğuk Yastık, Bir Küçük Yürek, Balıkçı, Yosun, Yemin, İntizar, Ah Hasan Ah adlarını taşıyan 10 hikâyeden oluşan bu kitap buram buram Anadolu kokmaktadır.
Anadolu’nun insanı çok cefakâr çok da vefalıdır. Onun sevdası bir göze başı, bir ağaç gölgesi, serin bir yayla belki. Gönlünde, doğduğu yerin özlemi hiç eksilmez. Ola ki oralardan ayrılacak olsa kendini gurbette sayar. Hep burnunda tüter memleket hasreti, sevgiliye kavuşma özlemi. Onun içindir ki cenazelerin bile gurbette kalmasına razı olmaz yüreği.

Ne zaman karşısına çıksa çocukluktan tanıdık bir yer hemen içindeki o çocuk çıkar ortaya. Arar oyuncaklarını bazen söğüt dalından bir at bazen şeker pancarından yapılmış araba, oynamaya başlar yorulana kadar. Koşturup durur o tepeden bu tepeye. Yatar uzanır çayırlarda, çiçek kokuları sarar her yanı, arılar dolaşır etrafında… Karanlık çökünce bütün oyuncaklar silinip yok olur gözünün önünden.
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı