Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Düşüncenin Çağırdığı

Düşüncenin Çağırdığı

Tehlike altındayız; bir zamanlar yurt diye bellediğimiz çözülüyor, çöküyor. Yurda benzemeyenin gücü insanı o denli alt etti ki, iinsan buna karşı hiçbir şey yapamıyor.[Peki,] yurda benzemeyenin üzerimize gelişi karşısında nasıl savunmaya geçebiliriz? Ancak yurda özgü olanı sağlıklı tutan ve koruyan güçleri sürekli uyararak; yurda özgü olanın güç kaynaklarını akıtarak ve bu akışa uygun, doğru yolu sağlayarak.Bu [savunma, bizi] çevreleyen doğa güçleri ve tarihsel mirasın korunmasının el ele gittiği, köklerin ve eskiden beri süren[yerel]törelerin insanın Dasein’ını belirlediği yerlerde daha kalıcı ve etkili olabilir. Bu belirleyici görev bugün yalnızca kırsal alanlarda ve küçük kentlerde gerçekleştirilebilir. Doğal olarak bunun da koşulu, düşünerek/anımsayarak sıradan olmayan kararlar almak, büyük kent yaşamına ve modern sanayi yörelerine karşı sınırlarını çizmeyi bilmek, bunları kendilerine örnek almamak, öz kendisinin olanatutunmak ve yurda özgü olanı korumaktır.Düşünmek ciddi bir konu, aynı zamanda da şen bir şeydir. Düşünürken içsezi özgür bırakılır; bu da kutlamak demektir. Duyardüşünüş bulanıklık, hüzün, kasvet olmayıp, tam tersine neşedir, mutluluktur, onda her şey aydınlanır, saydamlaşır.Kitap Varlık ve Düşünme, Düşünmek ve Şükretmek, İnşa Etmek, İskan Etmek, Düşünmek gibi önemli metinlerin yanı sıra, Heidegger’in bir veda niteliğinde olan Messkirch Konuşması’nı da içermektedir.
Yazar:Martin Heidegger
Çevirmen:Ahmet Aydoğan
Sayfa Sayısı:144
Dil:Türkçe
Isbn:9789754687767
Boyut:13.5 X 19.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:10.11.2008
10 TL
0,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Düşüncenin Çağırdığı
Tehlike altındayız; bir zamanlar yurt diye bellediğimiz çözülüyor, çöküyor. Yurda benzemeyenin gücü insanı o denli alt etti ki, i
insan buna karşı hiçbir şey yapamıyor.
[Peki,] yurda benzemeyenin üzerimize gelişi karşısında nasıl savunmaya geçebiliriz? Ancak yurda özgü olanı sağlıklı tutan ve koruyan güçleri sürekli uyararak; yurda özgü olanın güç kaynaklarını akıtarak ve bu akışa uygun, doğru yolu sağlayarak.
Bu [savunma, bizi] çevreleyen doğa güçleri ve tarihsel mirasın korunmasının el ele gittiği, köklerin ve eskiden beri süren[yerel]
törelerin insanın Dasein’ını belirlediği yerlerde daha kalıcı ve etkili olabilir. Bu belirleyici görev bugün yalnızca kırsal alanlarda ve küçük kentlerde gerçekleştirilebilir. Doğal olarak bunun da koşulu, düşünerek/anımsayarak sıradan olmayan kararlar almak, büyük kent yaşamına ve modern sanayi yörelerine karşı sınırlarını çizmeyi bilmek, bunları kendilerine örnek almamak, öz kendisinin olana
tutunmak ve yurda özgü olanı korumaktır.
Düşünmek ciddi bir konu, aynı zamanda da şen bir şeydir. Düşünürken içsezi özgür bırakılır; bu da kutlamak demektir. Duyardüşünüş bulanıklık, hüzün, kasvet olmayıp, tam tersine neşedir, mutluluktur, onda her şey aydınlanır, saydamlaşır.
Kitap Varlık ve Düşünme, Düşünmek ve Şükretmek, İnşa Etmek, İskan Etmek, Düşünmek gibi önemli metinlerin yanı sıra, Heidegger’in bir veda niteliğinde olan Messkirch Konuşması’nı da içermektedir.
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı