Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Merdivendeki Ayak Seslerin

Merdivendeki Ayak Seslerin

“Antonio Muñoz Molina gerçekten özgün bir yazar.”SALMAN RUSHDIE İspanyol yazar Antonio Muñoz Molina, bu kez güçlü bir psikolojik gerilim romanıyla buluşturuyor okurunu. Lizbon’daki yeni evinin hazırlıklarını tamamlayan Bruno, karısıyla tekrar bir araya gelmeyi dört gözle beklemektedir. Kendilerinin de tanık olduğu 11 Eylül’ün silinmez anısının damgasını vurduğu New York’taki hayatları geride kalmıştır. Karısı Cecilia, bir bilim insanıdır; belleği ve korkuyu yöneten sinirsel mekanizmalar hakkındaki projesini Lizbon’a nakletmeye çalışırken Bruno o kente önceden gelmiş, orada yerleştiği sakin mahallede, en ince ayrıntısına kadar hazırlamaya çalıştığı huzurlu hayatı bulmayı ummaktadır. Gerçekle hayalin sınırlarının birbirine karıştığı, birbirinin içinde eridiği roman Molina’nın ustalıklı anlatımıyla bir labirentin içinden geçiyor. Karısının yokluğunda ikisine ait bütün anıları, yaşanmış –ya da yaşanamamış– olayları zihninde yeniden canlandıran Bruno’nun hikâyesi, umutsuz romantizmiyle duygular dünyası arasında rahatsız edici paralellikler çizen, karmaşık bir aşk romanı.
Yazar:Antonio Munoz Molina
Çevirmen:Murat Tanakol
Sayfa Sayısı:232
Dil:Türkçe
Isbn:9786257266734
Boyut:13.5 X 19.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:05.01.2022
110 TL
65,20 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Merdivendeki Ayak Seslerin
“Antonio Muñoz Molina gerçekten özgün bir yazar.”
SALMAN RUSHDIE
 
İspanyol yazar Antonio Muñoz Molina, bu kez güçlü bir psikolojik gerilim romanıyla buluşturuyor okurunu. Lizbon’daki yeni evinin hazırlıklarını tamamlayan Bruno, karısıyla tekrar bir araya gelmeyi dört gözle beklemektedir. Kendilerinin de tanık olduğu 11 Eylül’ün silinmez anısının damgasını vurduğu New York’taki hayatları geride kalmıştır. Karısı Cecilia, bir bilim insanıdır; belleği ve korkuyu yöneten sinirsel mekanizmalar hakkındaki projesini Lizbon’a nakletmeye çalışırken Bruno o kente önceden gelmiş, orada yerleştiği sakin mahallede, en ince ayrıntısına kadar hazırlamaya çalıştığı huzurlu hayatı bulmayı ummaktadır. Gerçekle hayalin sınırlarının birbirine karıştığı, birbirinin içinde eridiği roman Molina’nın ustalıklı anlatımıyla bir labirentin içinden geçiyor. Karısının yokluğunda ikisine ait bütün anıları, yaşanmış –ya da yaşanamamış– olayları zihninde yeniden canlandıran Bruno’nun hikâyesi, umutsuz romantizmiyle duygular dünyası arasında rahatsız edici paralellikler çizen, karmaşık bir aşk romanı.
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı