Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Cam Bariyer

Cam Bariyer

Ay, hâlâ bütün cömertliğiyle yolumu aydınlatıyor. Ve sonra nefesimin kesildiğini hissediyorum heyecandan. Çünkü orada, işte tam karşımda! Ürkütmemeye çalışarak El’e yaklaşıyorum. Bir tül gibi salınıyor rüzgârda. Üzerinde kimliğini belli edecek tek bir iz yok. Duaya açılmış gibi göğe bakıyor. Neden sonra beni fark edip, “O!” diyor. “Kendini yok etti! Geriye sadece ben kaldım!” Bir an şaşkınlıktan ne diyeceğimi bilemiyorum. Ama o, umursamıyor ve tekrar göğe dönüyor. Şaşkınlığım geçince “Demek onu tanıyordun!” diyorum. “Hayır!” diyor. Sesi buz kadar katı. “Tanımıyordum! O da tanımıyordu kendini!” Bir süre öylece durup susuyoruz. Ve ben, o el olmak istiyorum! Bir el, göz, parmaklar ya da saçlar. Boyumuz, kilomuz, zevklerimiz… Nasıl tanımlanır bir insan? Daha önce hiç görmediğiniz şekilde yeniden tanımlanıyor, betimleniyor bu hikâyelerde. Şehirde yaşayan insanların varlıklarını unuttuğu, fark edemediği uzuvlarının değişimlerini, yeni hâllerini anlatıyor. Ya da sıradanlaşan dış görünüşlerimizden sıyrılamayışımızı. Her birimiz mahkûm olarak bitimsiz bir umursamazlıkla tüketiyoruz zamanı şehirde. Bizi özgürlüğümüze taşıyacak olan zamanı tüketiyoruz. Yükselen trendleri, ölümsüzlüğü, küllerinden doğan Anka’yı yeniden anlatıyor; efsanelerden gerçeklere, gerçeklerden efsanelere dökülüyor. Hayal gücünün sınırlarını zorlayan hikâyeler Cam Bariyer’de.
Yazar:Kübra Nazik
Sayfa Sayısı:102
Dil:Türkçe
Isbn:9786258062755
Boyut:12.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:07.09.2023
90 TL
58,50 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Cam Bariyer
Ay, hâlâ bütün cömertliğiyle yolumu aydınlatıyor. Ve sonra nefesimin kesildiğini hissediyorum heyecandan. Çünkü orada, işte tam karşımda! Ürkütmemeye çalışarak El’e yaklaşıyorum. Bir tül gibi salınıyor rüzgârda. Üzerinde kimliğini belli edecek tek bir iz yok. Duaya açılmış gibi göğe bakıyor. Neden sonra beni fark edip, “O!” diyor. “Kendini yok etti! Geriye sadece ben kaldım!” Bir an şaşkınlıktan ne diyeceğimi bilemiyorum. Ama o, umursamıyor ve tekrar göğe dönüyor. Şaşkınlığım geçince “Demek onu tanıyordun!” diyorum. “Hayır!” diyor. Sesi buz kadar katı. “Tanımıyordum! O da tanımıyordu kendini!” Bir süre öylece durup susuyoruz. Ve ben, o el olmak istiyorum!
 
Bir el, göz, parmaklar ya da saçlar. Boyumuz, kilomuz, zevklerimiz… Nasıl tanımlanır bir insan? Daha önce hiç görmediğiniz şekilde yeniden tanımlanıyor, betimleniyor bu hikâyelerde. Şehirde yaşayan insanların varlıklarını unuttuğu, fark edemediği uzuvlarının değişimlerini, yeni hâllerini anlatıyor. Ya da sıradanlaşan dış görünüşlerimizden sıyrılamayışımızı. Her birimiz mahkûm olarak bitimsiz bir umursamazlıkla tüketiyoruz zamanı şehirde. Bizi özgürlüğümüze taşıyacak olan zamanı tüketiyoruz. Yükselen trendleri, ölümsüzlüğü, küllerinden doğan Anka’yı yeniden anlatıyor; efsanelerden gerçeklere, gerçeklerden efsanelere dökülüyor. Hayal gücünün sınırlarını zorlayan hikâyeler Cam Bariyer’de.
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı