Sergüzeşt
Evinden ve yurdundan acımasızca koparılan küçük Çerkes kızı Dilber bir esir gemisine bindirilerek İstanbul'a getirilir ve bir konağa satılır. Bu konak artık, küçük Dilber'in yeni zindanıdır...
Samipaşazade, 1881'de yayınlayan Sergüzeşt romanında, o yıllarda rağbet gören "esaret" konusunu işlemiş ve esaretin insanlık dışı olduğunu gözler önüne sermeye çalışmıştır.