Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Ahiret Bilinci (Arapça)

Ahiret Bilinci (Arapça)

“Âhiret konusu, İslam’ın olmazsa olmaz ilkelerinden biridir ve sanıldığından çok daha fazla pratik bir değere sahiptir.İnsanın (Müslümanın) arz üzerinde küçük ve büyük günahlardan kaçınabilmesi, dünyayı gözünde küçültüp şahid-şehid cesaretini elde edebilmesi, ulusal ve uluslararası istikbara meydan okuyabilmesi; tevhid, adalet ve özgürlüğü hâkim kılabilmesi, kendini, arzı ve nesli ıslah etmesi ancak bu inancın sağlamlığıyla mümkündür.Güçlü bir ahiret telakkisi olmadan söylediklerimizin gerçekleşmesi mümkün değildir. Özellikle Peygamber (as)’in imamlığı ve oluşturduğu sahabe topluluğu örnek kabul edildiğinde, bu söylediklerimiz daha iyi anlaşılır.Bugün ise ahirete iman, dil ile ikrardan öteye pek gitmiyor. Yaşanan hayatlara etki etmiyor. Yaşanan hayata dokunmuyor. Eğer biraz tafsilat edilecekse de hiçbir sahih yönü olmayan acaib “gayb” olaylarından, ceza ya da mükâfat şekillerinden bahsediliyor.Oysa kitabın sonuna gelindiğinde okuyucu da görecek ki ahiret inancı bir bilgi kabulü ya da ilahi bazı düsturların tasdiki değil; bir “bilinç”tir. Yani insanın şu an yaşadığı hayatına yön veren yerleşik bir idrak etmedir.”
Yazar:Hüseyin Özhazar
Sayfa Sayısı:176
Dil:Arapça
Isbn:9786059683340
Boyut:13.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:25.01.2017
130 TL
89,38 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Ahiret Bilinci (Arapça)
“Âhiret konusu, İslam’ın olmazsa olmaz ilkelerinden biridir ve sanıldığından çok daha fazla pratik bir değere sahiptir.
İnsanın (Müslümanın) arz üzerinde küçük ve büyük günahlardan kaçınabilmesi, dünyayı gözünde küçültüp şahid-şehid cesaretini elde edebilmesi, ulusal ve uluslararası istikbara meydan okuyabilmesi; tevhid, adalet ve özgürlüğü hâkim kılabilmesi, kendini, arzı ve nesli ıslah etmesi ancak bu inancın sağlamlığıyla mümkündür.
Güçlü bir ahiret telakkisi olmadan söylediklerimizin gerçekleşmesi mümkün değildir. Özellikle Peygamber (as)’in imamlığı ve oluşturduğu sahabe topluluğu örnek kabul edildiğinde, bu söylediklerimiz daha iyi anlaşılır.
Bugün ise ahirete iman, dil ile ikrardan öteye pek gitmiyor. Yaşanan hayatlara etki etmiyor. Yaşanan hayata dokunmuyor. Eğer biraz tafsilat edilecekse de hiçbir sahih yönü olmayan acaib “gayb” olaylarından, ceza ya da mükâfat şekillerinden bahsediliyor.
Oysa kitabın sonuna gelindiğinde okuyucu da görecek ki ahiret inancı bir bilgi kabulü ya da ilahi bazı düsturların tasdiki değil; bir “bilinç”tir. Yani insanın şu an yaşadığı hayatına yön veren yerleşik bir idrak etmedir.”
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı