Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Asıl Adı Atiye

Asıl Adı Atiye

“Asıl Adı Atiye” ailemde yaşanmış hikâyelerin ikincisidir. Ailemin, yaşadığı devir ve kişiler olarak fazlaca sıra dışı bir yapıya sahip olduğuna inanıyorum. İstesem, daha üç roman yazabilirim. Ama korkmayın! Sizi hep aynı olayları okumak zorunda bırakmayacağım, yani artık ailemden hikâyeler anlatmayacağım. “Asıl Adı Atiye” de yaşanmış bir olaydır. İçinde abartılar veya eksiklikler olabilir. Olay, benim hayal ettiğim gibi, kurguladığım gibi yaşanmamış da olabilir. Sonuç olarak, şu veya bu şekilde yaşanmış, gerçek bir hikâyedir. Sıdıka Hanım’ın evindeki telaşı akşam yaklaştıkça artıyordu. Kolay değildi. Büyük kızı Küçük Hanım’a söz kesilecek, şerbeti içilecekti. En çok yorulanlardan biri; şüphesiz ki evin emektar ve sadık uşağı Beko idi; gerçi artık ne olduğu da belli değildi. Bir ağabey, bir dayı, bir vekilharç kısacası evin temel direklerinden biriydi. O büyük aşk, o güçlü duygu; hayatını bu eve ve bu evdekilere bağlamasına yetmişti. Artık niye sevdiğini, nasıl sevdiğini, kaç yıldır sevdiğini de hatırlamıyordu. Düşünmüyordu da zaten, başta Sıdıka Hanım olmak üzere, kendini bu evdekilere adamıştı. Bütün gayesi; onların hayatını kolaylaştırmak, mutsuzluklarını hissettirmemeye çalışmaktı. İşte, bugün de o günlerden biriydi…
Yazar:Naşide Gökbudak
Sayfa Sayısı:376
Dil:Türkçe
Isbn:9786055416003
Boyut:13.5 X 19.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:01.06.2011
13,89 TL
0,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Asıl Adı Atiye
“Asıl Adı Atiye” ailemde yaşanmış hikâyelerin ikincisidir. Ailemin, yaşadığı devir ve kişiler olarak fazlaca sıra dışı bir yapıya sahip olduğuna inanıyorum. İstesem, daha üç roman yazabilirim. Ama korkmayın! Sizi hep aynı olayları okumak zorunda bırakmayacağım, yani artık ailemden hikâyeler anlatmayacağım. “Asıl Adı Atiye” de yaşanmış bir olaydır. İçinde abartılar veya eksiklikler olabilir. Olay, benim hayal ettiğim gibi, kurguladığım gibi yaşanmamış da olabilir. Sonuç olarak, şu veya bu şekilde yaşanmış, gerçek bir hikâyedir.

Sıdıka Hanım’ın evindeki telaşı akşam yaklaştıkça artıyordu. Kolay değildi. Büyük kızı Küçük Hanım’a söz kesilecek, şerbeti içilecekti. En çok yorulanlardan biri; şüphesiz ki evin emektar ve sadık uşağı Beko idi; gerçi artık ne olduğu da belli değildi. Bir ağabey, bir dayı, bir vekilharç kısacası evin temel direklerinden biriydi. O büyük aşk, o güçlü duygu; hayatını bu eve ve bu evdekilere bağlamasına yetmişti. Artık niye sevdiğini, nasıl sevdiğini, kaç yıldır sevdiğini de hatırlamıyordu. Düşünmüyordu da zaten, başta Sıdıka Hanım olmak üzere, kendini bu evdekilere adamıştı. Bütün gayesi; onların hayatını kolaylaştırmak, mutsuzluklarını hissettirmemeye çalışmaktı. İşte, bugün de o günlerden biriydi…
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı