Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Babalar ve Oğullar (Cep Boy)

Babalar ve Oğullar (Cep Boy)

Rusya'nın ücra, tenha bir köşesinde küçük bir köy mezarlığı var. Hemen hemen bütün mezarlarımız gibi hüzünlü bir görünümde; çevresindeki hendekleri çoktan ot bürümüş, bir zamanlar boyalı çatılarının altındaki tahta haçlar soluklaşıp çürümüş, mezar taşları, alttan birileri itermişçesine yan yatmış, iki-üç cılız ağaç diplerine zar zor ufak bir gölge düşürmüş, koyunlar mezarların üzerinde başıboş dolaşıyor... Bunların arasında kimsenin el sürmediği, kimsenin çiğnemediği bir mezar var... Burada Yevgeni Bazarov gömülü. Bu mezarı sık sık, şimdi artık iyice çökmüş iki ihtiyar ziyarete geliyor: Yakınlardaki bir köyde oturan bir karı koca. Birbirlerine destek olarak sürüklenen adımlarla yürüyor, parmaklığa yanaşıp diz üstü çökerek uzun uzun, acı acı ağlıyor, gözlerini oğullarının üzerinde duran dilsiz taşa dikerek uzun uzun bakıyorlar. Taşın tozunu siliyor, ağaçların dallarını temizliyor, sonra yine dua ediyorlar; oğullarına, oğullarının anısına kendilerini daha yakın hissettikleri bu yerden kopup avrılamıyorlar bir türlü...Mezarda yatan yürek ne denli ateşli, günahkâr, fırtınalı olursa olsun, üzerinde biten çiçekler bize masum gözlerinin asude bakışlarıyla bakar. Bize söyledikleri yalnızca ebedi huzur, 'kayıtsız' doğanın o büyük huzuru değildir; ebedi barışmalardan, sonu gelmeyen yaşamdan söz ederler.
Yazar:Ivan Sergeyeviç Turgenyev
Çevirmen:Erdener Tunalı
Sayfa Sayısı:232
Dil:Türkçe
Isbn:9786053840763
Boyut:10.5 X 17 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:01.05.2009
3,61 TL
0,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Babalar ve Oğullar (Cep Boy)
Rusya'nın ücra, tenha bir köşesinde küçük bir köy mezarlığı var. Hemen hemen bütün mezarlarımız gibi hüzünlü bir görünümde; çevresindeki hendekleri çoktan ot bürümüş, bir zamanlar boyalı çatılarının altındaki tahta haçlar soluklaşıp çürümüş, mezar taşları, alttan birileri itermişçesine yan yatmış, iki-üç cılız ağaç diplerine zar zor ufak bir gölge düşürmüş, koyunlar mezarların üzerinde başıboş dolaşıyor...

Bunların arasında kimsenin el sürmediği, kimsenin çiğnemediği bir mezar var... Burada Yevgeni Bazarov gömülü. Bu mezarı sık sık, şimdi artık iyice çökmüş iki ihtiyar ziyarete geliyor: Yakınlardaki bir köyde oturan bir karı koca. Birbirlerine destek olarak sürüklenen adımlarla yürüyor, parmaklığa yanaşıp diz üstü çökerek uzun uzun, acı acı ağlıyor, gözlerini oğullarının üzerinde duran dilsiz taşa dikerek uzun uzun bakıyorlar. Taşın tozunu siliyor, ağaçların dallarını temizliyor, sonra yine dua ediyorlar; oğullarına, oğullarının anısına kendilerini daha yakın hissettikleri bu yerden kopup avrılamıyorlar bir türlü...

Mezarda yatan yürek ne denli ateşli, günahkâr, fırtınalı olursa olsun, üzerinde biten çiçekler bize masum gözlerinin asude bakışlarıyla bakar. Bize söyledikleri yalnızca ebedi huzur, 'kayıtsız' doğanın o büyük huzuru değildir; ebedi barışmalardan, sonu gelmeyen yaşamdan söz ederler.
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı