Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Akşam Hüznü

Akşam Hüznü

Yalnız yaşamak zor oluyor mu?” diye sormuşlar Bedia Muvahhit Hanım’a bir zamanlar; yalnız yaşamak zorunda kaldığı zamanlar. “Zor olmaz belki” demiş ve derin bir iç geçirdikten sonra eklemiş: “Eğer yoğurtçuların geçtiği o saatler olmasa!” “Genç kuşaklar bu ifadedeki duygu yoğunluğunu anlayabilirler mi acaba?” diye düşündü. Yanıt yerine dudak büktü. Anlayamazlar tabii! Yoğurtçuları da bilmezler, yoğurtçuların geçtiği saatleri de...Omuzlarından birine dayadıkları sağlam bir sırığın iki ucuna asılı tablaları ile sokak sokak dolaşan yoğurtçuları görmediler ki... Akşamüzerleri alaca karanlık sokakların, “yoğurdum kaymaaaak, Silivri kaymaaaak” sesleri ile dolup taştığını duymadılar ki...Bir bir açılırdı kapılar. Kapı önlerinde görünürdü kadınlar, çocuklar.Ellerinde taslar, tabaklar. O da almıştı kaç kez. “Kaymak koyma ama” derdi her defasında. Çünkü sağlığında her defasında öyle tembih etmişti annesi.“Sakın kaymak koydurma.”
Yazar:Fatma Esin
Sayfa Sayısı:204
Dil:Türkçe
Isbn:9786055391379
Boyut:16 X 23 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:05.10.2012
70 TL
0,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Akşam Hüznü
Yalnız yaşamak zor oluyor mu?” diye sormuşlar Bedia Muvahhit Hanım’a bir zamanlar; yalnız yaşamak zorunda kaldığı zamanlar. “Zor olmaz belki” demiş ve derin bir iç geçirdikten sonra eklemiş: “Eğer yoğurtçuların geçtiği o saatler olmasa!” “Genç kuşaklar bu ifadedeki duygu yoğunluğunu anlayabilirler mi acaba?” diye düşündü. Yanıt yerine dudak büktü. Anlayamazlar tabii! Yoğurtçuları da bilmezler, yoğurtçuların geçtiği saatleri de...

Omuzlarından birine dayadıkları sağlam bir sırığın iki ucuna asılı tablaları ile sokak sokak dolaşan yoğurtçuları görmediler ki... Akşamüzerleri alaca karanlık sokakların, “yoğurdum kaymaaaak, Silivri kaymaaaak” sesleri ile dolup taştığını duymadılar ki...
Bir bir açılırdı kapılar. Kapı önlerinde görünürdü kadınlar, çocuklar.

Ellerinde taslar, tabaklar. O da almıştı kaç kez. “Kaymak koyma ama” derdi her defasında. Çünkü sağlığında her defasında öyle tembih etmişti annesi.
“Sakın kaymak koydurma.”
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı