Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Medya ve Kültür

Medya ve Kültür

Gerçek'le ve kendimizle yüzyüze geldiğimiz an sığındığımız toplumsal'ın hiçbir sahiciliği olmayan bir yanılsama olduğunu anlamak için, eserinden önce imajı kitlelerce kabul gören sözümona sanatçıları hatırlayın. Zihin menajerlerinin hergün kendimizi nasıl hissetmemiz gerektiği konusundaki telkinlerine aldırmadan televizyonların, gazetelerin, radyoların zevk ve beğenilerimiz üzerindeki egemenliğini önemsemeden yaşıyorsak onlara yeterince inanıyoruz demektir. Bütünüyle içinde yer aldığımız epistemolojik çemberlerin bizleri nelerden koruduğunu ve nelerden yoksun kıldığını sorgulamak oldukça zahmetli bir iştir. Belki bu güçlüğü aşmamızda bize yardımcı olacak biricik kılavuz da bilgidir. Kitle toplumunun kültürel formasyonları bilgiye yeterince açık olmadığı için, algı organlarımızın uzantısı haline gelen kitle iletişim araçları manipülasyona, eğlenceye, sansasyona, tüketime daha çok eğilimlidirler. Hem de bu eğilim, doğrudan kitleleri güdüp yönetme sanatları olarak sahnelenmektedir. Böylece artistik yaratım ve duygulanımlar arasında öz ile biçim; amaç ile araç; özne ile nesne yer değiştirmektedir. Bilinç endüstrisi yoluyla gerçeğin sıkıcılığında boğulan birey, çözüm olarak yine medya tarafından yaratılan fantastik alemlere sığınmaktadır. Nedir bu fantastik alem? Hiçbir şeyin gerçek olmadığı yapay bir evrende paylaşılan kusursuz bir güzellik ve konfor veya ölçü tanımaz bir şiddet ve tahrip...
Yazar:Sadık Güneş
Sayfa Sayısı:208
Dil:Türkçe
Isbn:9789757726389
Boyut:14 X 21.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:1. Hm. Kağıt
Yayın Tarihi:07.11.2001
12,96 TL
0,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Medya ve Kültür
Gerçek'le ve kendimizle yüzyüze geldiğimiz an sığındığımız toplumsal'ın hiçbir sahiciliği olmayan bir yanılsama olduğunu anlamak için, eserinden önce imajı kitlelerce kabul gören sözümona sanatçıları hatırlayın. Zihin menajerlerinin hergün kendimizi nasıl hissetmemiz gerektiği konusundaki telkinlerine aldırmadan televizyonların, gazetelerin, radyoların zevk ve beğenilerimiz üzerindeki egemenliğini önemsemeden yaşıyorsak onlara yeterince inanıyoruz demektir. Bütünüyle içinde yer aldığımız epistemolojik çemberlerin bizleri nelerden koruduğunu ve nelerden yoksun kıldığını sorgulamak oldukça zahmetli bir iştir. Belki bu güçlüğü aşmamızda bize yardımcı olacak biricik kılavuz da bilgidir. Kitle toplumunun kültürel formasyonları bilgiye yeterince açık olmadığı için, algı organlarımızın uzantısı haline gelen kitle iletişim araçları manipülasyona, eğlenceye, sansasyona, tüketime daha çok eğilimlidirler. Hem de bu eğilim, doğrudan kitleleri güdüp yönetme sanatları olarak sahnelenmektedir. Böylece artistik yaratım ve duygulanımlar arasında öz ile biçim; amaç ile araç; özne ile nesne yer değiştirmektedir. Bilinç endüstrisi yoluyla gerçeğin sıkıcılığında boğulan birey, çözüm olarak yine medya tarafından yaratılan fantastik alemlere sığınmaktadır. Nedir bu fantastik alem? Hiçbir şeyin gerçek olmadığı yapay bir evrende paylaşılan kusursuz bir güzellik ve konfor veya ölçü tanımaz bir şiddet ve tahrip...
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı